asliberry
Okunasıcalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Okunasıcalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Yoga Tehlikeli Midir?

Daha önce röportaj yapmış olduğum yoga eğitmenlerimizden Yeşeren Olgu Alibeygil'in bloğu yoga ile ilgilenenlerin kaçırmaması gereken yazılarla dolu. Yoga kategorisinde yayınlamış olduğu bütün yazıları okumanızı öneririm. Ancak önceliği aşağıda linkini belirttiğim yazıya vermelisiniz. Y.Olgu Alibeygil de Defne Suman gibi bir sosyolog. Yoga ile ilgili gelişmelerin sosyologların gözüyle değerlendirilmesi bizim belki de hiç fark edemeyeceğimiz bir çok olguyu gözler önüne seriyor. Daha önce Der Ki'de Yoga Tehlikeli Midir? başlığı ile yayınlanan yazının Olgu'nun bloğunda ki başlığı:

Panik Yok - Mind The Gap

Okumak için TIK

Yoga Röportajları - Defne Suman


Yoga sözcüğünü ilk ne zaman duydunuz?
Hiç hatırlamıyorum. Çocukken herhalde. Beatles, Joan Baez, Leonard Cohen hayranıydım. Onların hayat hikayelerini okurken duymuş olabilirim. Hepsi tinselliğe meraklı sanatçılar bunlar çünkü. 

Yoga'yı önce asanalarla mı, meditasyonla mı tanıdınız?
İlk yoga hocam Panço bana asana, pranayama ve meditasyondan oluşan bir seri öğretmişti. Her gün o seriyi tekrarlayarak başladım.

Yoga'ya nasıl başladınız? (Örnek: Bir tavsiye, bir arkadaş, bir ilişki, bir tesadüf, bir sağlık problemi, ruhsal bir arayış, kilo kontrolü...)
Tayland’da gönüllü İngilizce öğretmenliği yapıyordum. Sevdiğim bir sokakta yürürken güzel bir evin kapısının önüne konmuş bir kara tahta dikkatimi çekti. “Yeni Başlayanlar için Yoga Kursları her ayın 1’inde başlıyor yazıyordu. Kapının rengi kırmızı idi. Çaldım, yeni başlayan kursa katılmak istediğimi söyledim. Sonraki hafta o kapıdan içeri girdim. Bir daha da çıkmadım!

Yoga'ya evde kendi kendinize mi, bir eğitmenle mi başladınız?
İlk yoga hocam, Panço, benim iki yıl boyunca teori, pratik, nefes ve felsefe konularında eğitti. İlk bir haftalık kurstan sonra özel ders alarak eğitimime devam ettim.

İlk denemenizden sonra sizi ikinci defa yoga yapmaya ve devam etmeye sürükleyen duygu ve düşünceler nelerdi?
Ben ilk şavasanamda yogaya aşık oldum. Hem yeni, hem de çok tanıdık bir yere dokunmuştu yoga benim içimde. Hep aradığım yuvama dönmüş gibi oldum. Sevinçli ve heyecanlıydım. Hayatımın yolunun çizildiğini biliyordum.

Yoga sözcüğünü ilk duyduğunuzda anladığınızla, bugün yaşadığınız yogadan anladıklarınız arasındaki farklar nelerdir?
Sözcüğü ilk duyduğum anı hatırlamıyorum. Ama ilk defa yoga yaptığım an ile şimdi arasındaki en büyük fark şu olabilir: İlk başlarda ben yogayı bir duygusal deşarj aracı olarak düşünüyordum. Yoga yapıyorsun, duygudan duyguya geçiyorsun, hissetmenin muazzam zevki ile sarhoş oluyorsun, ağlıyorsun, gülüyorsun vs. Bugün artık yoganın duygularda sörf değil, duyguların ötesindeki varlığı, saf ruhu araştırmak olduğunu biliyorum. Duygusallaştığım yerlerde, hakikatin önüne bir perde çektiğimi biliyorum. Bu bilinç hayatı zenginleştiriyor.

Yoga yapmaya başladıktan sonra yaşamınızda meydana gelen zihinsel/ruhsal/fiziksel değişiklikler nelerdir?
Her şey. Benim için her şey değişti.
Kendime güvenim yerine geldi, kendimi sevmeye başladım, insanları dinlemeye, önyargısız onları anlamaya başladım. İlişkilerim düzenlendi. Samimi ilişkiler kurmaya başladım. Korkmadan kendimi ifade edebilir, yazı yazabilir oldum. Yüce Yaradan’a teslimiyeti öğrendim. Hayatı olduğu gibi kabul etmeyi, canımı sıkan, beni çok üzen durumlarda bile benim anlayamadığım ulvi bir mantık olduğunu kabullendim. Özgürleştim.
Fiziksel olarak fazla bir şey değişmedi doğrusu. Dişlerim daha az çürür oldu. Belki bir tek bu.
  
Yoga’nın sizi en çok şaşırtan tarafı nedir?
Tam bildim, anladım artık dediğiniz anda aslında hiç bir şey bilmediğinizin ortaya çıkması.

Kendi yoga yolculuğunuzla ilgili en büyük hayaliniz nedir?
Bir Yunan adasında, bahçesinde domatesler, kuzula, keçiler yetiştireceğimiz bir okul açıp orada geleneksel tarzda eğitim vermek.

Yoga eğitmeni olmaya karar verdiğinizde kaç yıldır yoga yapıyordunuz?
Ben kararı hemen ilk gün verdim. Ama ders vermeye başlamak için yedi yıl bekledim. Hocamın tavsiyesi idi.

Sizce Yoga evde mi, bir yoga merkezinde mi, bir spor merkezinde mi yapılmalı? Her üçünün de olabileceğini düşünüyorsanız, yararlılık sıralamasına göre açıklayınız.
Hepsi olabilir. Önemli olan hocanın kim olduğudur. Bir öğrencinin bir hocası olmalıdır. O hoca nerede ders verirse öğrenci de oraya gitmelidir doğal olarak. Bir sırası yok bence. Yalnız şöyle bir şey var: Hocanın eşliğinde yapılan dersler öğrenmek içindir. Her ciddi öğrenci öğrendiklerini kendi başına evde tekrarlar. Zaten yoganın dönüştürücü etkisi de bu evdeki tek başına tekrarlar sırasında ortaya çıkar. Hoca eşliğinde yapılan dersler, evde tek başıma kaldığımızda ne yapacağımızı öğrenmemiz için vardır.

İlk öğrencinizi/öğrencilerinizi ve ilk dersinizi hatırlıyor musunuz? O güne dönerek yaşadıklarınızı anlatır mısınız?
İlk yıllarda bir heyecan yakasından tuttuğum herkese kendi yoga serimi gösteriyorum. Ama galiba ilk öğrencim Serap adlı bir arkadaşımdı. Yaz tatilinde yan yana çadırlarda kalıyorduk. Ben her sabah güneş doğarken kendi yogamı yaparken o da benimle kalkmaya başladı. Bir süre sonra arkamda aynı benim yaptığımı o da yapar oldu. Hiç konuşmadık. İlk öğrencim o sayılır. Sonra bir kere Cihangir Yoga’da Zeynep Aksoy beni çok kalabalık bir sınıfın önüne çıkartıp, ciddi bir yoga öğrencisi olarak tanıtmış ve kendi yoga serimi sınıfla paylaşmamı rica etmişti. Ben de kafamın içinde duyduğum hocamın cümlelerini yüksek sesle söyleyerek kendi yoga serimi bütün sınıfla paylaşmıştım. Çok hoşuma gitmişti. Bittiğinde keyiften ve heyecandan sarhoş gibiydim.

Verdiğiniz derslerde en çok hangi yoga uygulamalarına yer veriyorsunuz? (Asanalar, pranayama çalışmaları, kriyalar, bandhalar, meditasyon çalışmaları)
Öğrencinin seviyesine göre değişiyor. Başlangıç seviyelerinden sadece ayakta pozlar, biraz ilerleyince oturmalı pozlar, bir kaç yıl sonra ters duruşlar. Bandhaları hemen öğretiyorum. Bence yogayı cimlastikten ayıran en önemli özelliklerinden biri bandha tatbik edilmesi. Meditasyon yaptırmıyorum ama dersin sonunda herkes sessiz oturuyorsa, bir süre daha orada kalmalarına müsaade ediyorum. Pranayama benim değil, ancak ustamın vereceği kadar karmaşık ve ileri bir çalışma olduğu için ben pranayama öğretmiyorum.

Battaniye, yastık, kemer, yoga blokları gibi malzemelerin kullanımını destekliyor musunuz?
Ancak öğrencinin bir rahatsızlığı, ya da sakatlığı varsa. Bir de kadınlar regl sonrasında yeniden yogaya dönerlerken kullanıyoruz.
               
Gözlemlediğiniz kadarıyla öğrencilerinizin yogaya başlama sebepleri nelerdir?
Benim öğrenciler genelde beni yazılarımdan tanımış oluyorlar. Birebir tanışmak için geliyorlar. Sonra onlar da yogaya sevdalanıyor.

Size göre ülkemizde evde veya bir merkezde yogaya başladıktan sonra sürdürememenin sebepleri nelerdir?(Örnek: Öğrencinin kendisinden kaynaklanan öz disiplin sorunları, bilgi eksikliği, maddiyat, eğitimcinin yetersizliği, yoganın tanımıyla ilgili net olmayan ifadeler, yoga hakkındaki bilgi eksikliği...)
Hocaları bilgisizliği, verilen bilginin yüzeyselliği, öğrencinin yoganın ciddiyetini anlamış olması, tembellik, alışkanlık, hevesinin çabuk sönmesi, sebatsızlık, ilhamsızlık.

Ülkemizde Yoganın daha geniş kitlelere ulaşması için neler yapılması gerektiğini düşünüyorsunuz?
Ülkemizde ve dünyada yoganın geniş kitlelere ulaşması gerektiğine inanmıyorum. Yoga kıymetli ve kutsal bir bilgidir ve ayağa düşmemelidir. Yoga hocasının bu bilgiyi ancak hak eden ile paylaşması gerektiği, ve ortalığa saçmaması gerektiğini düşünüyorum.

Yoga eğitimlerinin ülkemizin koşulları için pahalı olduğunu düşünüyor musunuz?
Evet. Kesinlikle. Hele bizim Shadow Yoga eğitimleri ateş pahası. Bütün sene 9 günlük eğitim için para biriktirerek geçiyor ama bu da öncelikleri yeniden sıralama açısından iyi oluyor.

Sizce yoganın yurt dışında (ABD ve Avrupa) ülkemize göre çok daha yaygın olmasının sebepleri nelerdir? (Örnek: Eğitim, tanıtım, ulaşılabilirlik, çalışma koşulları, gelir seviyesi, din kültürü, bedensel kültür, spor kültürü, moda vs)
Daha uzun zaman önce keşfedilmiş olması. 30 sene sonra Türkiye’de Avrupa ve ABD’deki kadar çok yoga öğrencisi olacaktır.

Yurtiçi/Yurtdışı Yoga tatilleri hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?
Yoga ve tatil birbiriyle çelişen iki sözcüktür.

Çocuk, ileri yaş, hamile ve terapi yogası hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?
Uzmanlık alanları. Çeşni olsun diye çalışmamalı hocalar bunları. 

Türkiye'de yoganın gelişimine katkıda bulunduğunu düşündüğünüz eğitmenleri belirtebilir misiniz?
Zeynep Aksoy

Her yoga eğitmeninin, hatta yoga yapan herkesin mutlaka okuması gerektiğini düşündüğünüz kitaplar nelerdir?
Richard Freeman- The Mirror of Yoga
Donna Farhi- Bringing Yoga to Everyday Life
B.K.S Iyengar: Light on Life

Her gün evde sadece 10 dakikalık bir yoga uygulaması için mutlaka yapılmasını önereceğiniz, çok önemli bulduğunuz asanalar hangileridir?
Herkese göre değişir. Her öğrenciye uyan tek bir reçete yoktur.

Son olarak eğitim verdiğiniz merkezin adını, semtini, telefonla iletişim bilgilerinizi ve varsa blog veya internet sitesi bilgilerinizi paylaşır mısınız?
Ben bağımsız çalışıyorum. Bütün bilgiler:
www.defnesumanyoga.com adresinde.



Asliberry'nin Notları:


Defne Suman'ın İnsanlık Hali başlığı altında tuttuğu bir blogu, Mavi Orman adında bir kitabı mevcuttur. Yazdıkları insanda yazma isteği uyandırır. Yalnızlık ile tek başınalık arasındaki farkı anlamak, bağımdaşlık üzerine derin düşüncelere dalmak, Dünyanın yogasını öğrenmek ve daha milyonlarca şey hakkında düşünüp taşınmak, kendi kendinle konuşmak üzere okunasıcalar listesine alınmalıdır.

Kapal Bhati- Ön Beyin Temizliği

Bu yazıyı http://etresoi.ch/ sitesinden Denis isimli kullanıcı yayınlamıştı. Binnur'dan Türkçeye çevirmesini rica etmiştim. 2009 Yılında ortak bir blog tutma girişiminde bulunmuştuk. Orada yayınladık. Ancak bu girişimimizi çok uzun sürdüremedik. Yazının kaynak linkini verdim ama şu anda link çalışmıyor. Sanırım yayından kaldırılmış. Yoga uygulamaları ile ilgili Türkçe kaynak o kadar az ki. Maalesef  ülkemizde yayınlanan yoga kitapları da çoğunlukla Asanalar'ı anlatıyor. Sanki Yoga sadece Asanalar'dan ibaretmiş gibi. Özellikle Kriya'lar, Bandhalar, Mudralar hakkında geniş kapsamlı Türkçe kaynak ben bulamadım. Bilen varsa ve paylaşırsa çok sevinirim.


Kapal Bhati- Ön Beyin Temizliği



Ön beyin lobları dürtü kontrolü, muhakeme, dil üretimi, çalışma hafızası, motor fonksiyonlar, seksüel davranış, sosyalleşme, problem çözme inisiasyonu, yüz hareketleri, planlama yetenekleri, koordinasyon ve motivasyonda rol alır.

Ön lobları zarar gören insanlar planlama koordinasyon, kontrol ve uygulama gibi bilişsel konularda problemler yaşarlar. Zaman zaman düşünmeden hareket eder, planlama ve karmaşık adımlar gerektiren faaliyetlerde sıkıntı yaşar, bir değişiklik gerektiği zamanlarda bir durum veya davranış modeli üstünde israr ederler.

Dopamin duyarlı nöronlar, öncelikli olarak ön loblarda bulunur. Dopamin sistemi memnuniyet, uzun dönem hafızası, planlama ve dürtü ile bağlantılıdır. Dopamin talamustan ön beyine gelen algısal bilgileri seçmeye ve sınırlandırmaya eğilim gösterir.

Ön lobların uygulama fonksiyonları diye adlandırılan fonksiyonları bugünkü davranışlarımızın gelecekteki sonuçlarını algılayabilme, iyi ve kötü arasında seçim yapabilme (ya da daha iyi ve en iyi arasında seçim yapabilme), kabul edilemez sosyal tepkileri bastırma ve olaylar, nesneler arasındaki benzerlikler ve farklılıkları saptayabilmeyi içerir.

Ön loblar aynı zamanda görev tabanlı olmayan uzun dönem hafızasını korumada da önemli bir rol alır. Bunlar genelde beynin limbik sisteminden toplanan bilgiler olan duygularla bağlantılı anılardır ve daha yüksek ön beyin merkezlerince sosyal olarak kabul edilebilir normlara uymak üzere dönüştürülürler(bakınız yukarıdaki paragraftaki uygulama fonksiyonları).

Ön loblar hem beynin alarm merkezinden hem de limbik bölgelerden bolca sinirsel girdi alır.

Kapal Bhati
“Kapal” kafatası ve “Bhati” de arınma demektir. Bu pratik (eylem) kafayı temizleyip arındırdığı için ismi buradan gelir.

Kalp veya tansiyon sorunu olan insanlar bu pratiği ancak bir uzman tavsiyesi ile yapmalıdırlar. Eğer şeker veya peptik ülserden yakınıyorsanız bu pratikten sakınmanız tavsiye olunur.

Metod:
Sandalyede oturur pozisyonda ya da Siddhasana, Padmasana veya Vajrasana şeklinde iken sırtınızın, boynunuzun, başınızın dik durduğuna emin olun. Bedeninizde herhangi bir gevşeklik veya kambur duruş hali olmamalı. Bununla beraber sakin, huzurlu bir pozisyonda oturuyor olun. Yavaşça gözlerinizi kapatın. Abdominal kaslarınızı kasıp içe çekerek (karın bölgenizden) güçlüce nefes verin.

Otomatik olan nefes almaya odaklanmaya gerek yoktur. Odaklanma yalnızca nefes vermeye olmalıdır.

Bunu (nefes vermeyi) ara vermeden bir dakikada 11 kez yapın. Başlangıçta yavaşça yapın ve yavaşça tempoyu ve gücü arttırın. 11 turdan sonra tamamen soluk verin ve anüsünüzü olabildiğince içeri çekerek bir süre oyle durun. Olabildiğince uzun süre öyle kalın ve yavaşça soluk alın. Bu Kapal Bhati’nin ilk raundudur. İlk başta yeni başlayanlar yalnızca 2 tur yapmalıdır, ardından yavaş yavaş 5 tura çıkılabilir. Turlar derce derece 11 ila 30 dakika arasında uzatılabilir.

Bu temizliği yaparken soluk verişlerinizde vücudunuzdan tüm hastalıkları attığınızı düşünün. Kızgınlık, açgözlülük, egoistlik gibi mental sapmalar gösteren kişiler verdikleri hava ile tüm negatif ve incitici elementleri de attıklarını hayal etmeliler. Bu şekilde nefes verirken hastalıklardan kurtulduğunu düşünmek kişiye özel bir fayda sağlar.

Bu temizliği başlangıçta 3 dakika kadar yapın ve 5 dakikaya zamanla varın. Başlangıçta (her tur arasında) yorgunluk hissediyorsanız biraz dinlenip devam edin. İki ay kadar uygulamadan sonra herhangi bir yorgunluk hissetmeden 5 dakika kadar bu beyin temizliğini gerçekleştirmiş olacaksınız. Bu olması gereken süredir. Başlangıçta sırtınızda ya da karnınızda biraz ağrı hissedebilirsiniz. Fakat bu bir süre sonra yok olacaktır.

Faydaları:
Kapal Bhati tüm sinir sisteminin gençleştiği çok önemli bir temizlenme yöntemidir. Karın bölgesindeki gereksiz yağlar azalır ve akciğerlerdeki soğuğa bağlı balgam azalır. Beynin ön lobları büyük oranda oksijenlenir ve nefes sistemi güçlenir.


Kaynak Site
Çeviren: Binnur Akhun Önen

Yoga Yoga Yoga

Kursa başladığım ilk gün Yoga Hocam, yoga yapmanız için tek gereken şey sizsiniz demişti. Bir duvar, bir yer ve siz. Onlarca yoga-asana kitabı, yüzlerce yoga kıyafeti, çeşit çeşit yoga matı, yoga ekipmanları v.s. v.s almanıza gerek yok. Lütfen alış veriş çılgınlığına kendinizi kaptırmayın. Sade olun. Bir rahat eşofman, bir atlet giyin yeter. Hocamın sürekli söylediği bir diğer şey de gerçek yaşamdan kopmamaktır.  Ben kendimi kaptırmış gidiyorum. Çevremdeki konuşmaların hiçbiri beni ilgilendirmiyor. Sadece ve sadece yoga konuşmak, yoga yapmak, yoga okumak, hep yogada olmak istiyorum. Hergün yanımda en az beş ayrı yoga kitabıyla geziyorum. Her vakit bulduğum arada üç sayfa ondan, beş sayfa bundan. Ve bu düzensiz okumalar yüzünden öyle bir noktaya geldim ki, sürekli kendimi; “yahu ben bunu bir yerde okuduydum ama hangi kitaptı acaba” derken buluyorum. İnsanın ilgilendiği her şeyde bir matruşka mantığı işler ya, bir şey sürekli başka bir şeyi doğurur. Binbir Gece Masalları gibi, her okuma başka bir okumaya yol açıyor. Bugün D@R kitap listeme bakarken, zınk diye yoga hocamın söylediklerini duyuverdim. Kendinizi kaptırmayın. Kendinizi kaybetmeyin. Evde daha okunmayı bekleyen onlarca kitap varken bu ne şimdi? Ki ben kaptırmamak, kapılmamak konusunda kendime çok güvenen biriyim. Bu tutku nereden çıktı şimdi? Bu bir yoga tutkusu mu? Alma, sahip olma tutkusu mu? Kendine gel Aslı, kendine gel.

Son listemi de buraya koyayım. Ve kendime bir söz vereyim, evdeki kitapların hepsini okuyana kadar bunların hiçbirini almayacağım.

Siddhartha -
İletişimin Taosu - 
Gündelik Yaşamda Zen -
Yolun Üç Büyük Özelliği -
Zihni Dönüştürmek -
Siz Neredeyseniz Aydınlanma Orada -
Yoga Terapi - Sağlık Zindelik ve Şifa Sağlayan Doğal Yöntemler -
Zen Kılavuzu -
Ayurveda -
Surya Namaskar -
Kundalini - Doğunun Gizemli Öğletisi -
Muson Şarkıları - Bir Yoga Yolculuğu - 
Tanrılar Okulu

Bhagavat Gita

Çok kısıtlı bir zaman içinde üç tane yoga kitabı okumam gerekiyor. Hepsi temel metinler. Birincisi de Bhagavat Gita. Yorumsuz düz metin içeren kitabı okumaya başlayınca kendimi bi moron gibi hissettim. Hani öyle tamam okudum bitti, anladım diyebileceğim bir metin değil. Ben de Mahatma Gandhi'nin Bhagavat Gita yorumunu içeren kitabını alıp, karşılaştırmalı okuma yapmaya başladım. Son derece aydınlatıcı oldu. Tam da Bhagavat Gita'yı anlamaya çalışırken, (anlayıp bir de içselleştirecem daha) bugün bu karikatür geldi bayıldım.