asliberry
Günlük Hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Günlük Hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ücretsiz Online Yoga Dersleri Veeee Türkçe:)

Esra Banguoğlu Ogut, internet üzerinde Canlı Yoga Kursu açıyor. Muhteşem bir proje. Umarım bu proje öncü olur ve internet üzerinden ders veren hocalarımız giderek artar. Kundalini Yoga'ya ilginiz varsa bu dersleri kaçırmayın. Esra bu yeni projesini hayata geçirirken,  24, 29, 31 Ekim ve 5, 7 Kasım tarihli derslerini hediye olarak düzenliyor. Beş günlük hediye yoga kursuna katılmak için yapmanız gereken tek şey aşağıdaki linkten kaydınızı yaptırmak.

İlk Yoga Deneyiminiz İçin İyi Bir Fırsat MIND BODY FESTIVAL


Mutlu ve sağlıklı yaşam konusunda uzmanlaşmış dünyaca ünlü eğitmenleri bir araya getiren MindBody Festival; iyi yaşam, sağlık, beslenme, kültür ve toplum alanlarına dokunan 3 günlük bir keşif ve deneyim fırsatı sunuyor.
MindBody Festival, İstanbul’un sıcacık güneşi ve ihtişamı eşliğinde dünyanın dört bir yanından paylaşmak, öğrenmek ve eğlenmek üzere bir araya gelen tüm insanları sevgiyle karşılıyor.
Burada, mutlaka herkese göre bir şeyler var!
Bu 3 gün boyunca, kendi programınızı dilediğiniz gibi yapabilirsiniz. Yoga, pilates, gyrotonic, tai chi, qi quong yapabilir, dans edebilirsiniz.
Doktorlar, filozoflar, tasavvuf ustaları ve refleksolojistlerle tanışabilirsiniz.
Tantra, bioterapi, ayurveda ve beslenme hakkında bilgi edinebilirsiniz.
Konuşmacıları, şarkıcıları, müzsiyenleri dinleyebilirsiniz.
Sağlıklı olmak bir yaşam tarzıdır...
Siz de yaşam tarzınızı, MindBody Festival İstanbul 2013’te bulun!


İster başlangıç seviyesinde ister profesyonel
olun, kendi seviyenize ve ihtiyaçlarınıza
uygun dersler bulabilirsiniz.

Aktif olarak yoga ve pilates yapmasanız dahi, bu konulara meraklıysanız, arkadaşlarınızla birlikte gelip pazarda gezebilir, alışveriş yapabilir; MindBody egzersizleri, dersler ve ürünler hakkında bilgi alabilirsiniz...
Siz atölye alanındayken, çocuklarınızı da oyun alanına bırakabilirsiniz. Sağlıklı besinlerin sunulduğu yemek alanında
tüm gün boyunca sevgiyle hazırlanmış lezzetli ve renkli yiyecek çeşitlerinin tadına ailece varabilirsiniz.

Program Tarihleri: 20-21-22 Eylül 2013
Yer: Santralİstanbul 
Günlük Giriş Ücreti: 25 TL
Diğer atölye ücretleri ve daha ayrıntılı bilgi için TIK

Kapal Bhati- Ön Beyin Temizliği

Bu yazıyı http://etresoi.ch/ sitesinden Denis isimli kullanıcı yayınlamıştı. Binnur'dan Türkçeye çevirmesini rica etmiştim. 2009 Yılında ortak bir blog tutma girişiminde bulunmuştuk. Orada yayınladık. Ancak bu girişimimizi çok uzun sürdüremedik. Yazının kaynak linkini verdim ama şu anda link çalışmıyor. Sanırım yayından kaldırılmış. Yoga uygulamaları ile ilgili Türkçe kaynak o kadar az ki. Maalesef  ülkemizde yayınlanan yoga kitapları da çoğunlukla Asanalar'ı anlatıyor. Sanki Yoga sadece Asanalar'dan ibaretmiş gibi. Özellikle Kriya'lar, Bandhalar, Mudralar hakkında geniş kapsamlı Türkçe kaynak ben bulamadım. Bilen varsa ve paylaşırsa çok sevinirim.


Kapal Bhati- Ön Beyin Temizliği



Ön beyin lobları dürtü kontrolü, muhakeme, dil üretimi, çalışma hafızası, motor fonksiyonlar, seksüel davranış, sosyalleşme, problem çözme inisiasyonu, yüz hareketleri, planlama yetenekleri, koordinasyon ve motivasyonda rol alır.

Ön lobları zarar gören insanlar planlama koordinasyon, kontrol ve uygulama gibi bilişsel konularda problemler yaşarlar. Zaman zaman düşünmeden hareket eder, planlama ve karmaşık adımlar gerektiren faaliyetlerde sıkıntı yaşar, bir değişiklik gerektiği zamanlarda bir durum veya davranış modeli üstünde israr ederler.

Dopamin duyarlı nöronlar, öncelikli olarak ön loblarda bulunur. Dopamin sistemi memnuniyet, uzun dönem hafızası, planlama ve dürtü ile bağlantılıdır. Dopamin talamustan ön beyine gelen algısal bilgileri seçmeye ve sınırlandırmaya eğilim gösterir.

Ön lobların uygulama fonksiyonları diye adlandırılan fonksiyonları bugünkü davranışlarımızın gelecekteki sonuçlarını algılayabilme, iyi ve kötü arasında seçim yapabilme (ya da daha iyi ve en iyi arasında seçim yapabilme), kabul edilemez sosyal tepkileri bastırma ve olaylar, nesneler arasındaki benzerlikler ve farklılıkları saptayabilmeyi içerir.

Ön loblar aynı zamanda görev tabanlı olmayan uzun dönem hafızasını korumada da önemli bir rol alır. Bunlar genelde beynin limbik sisteminden toplanan bilgiler olan duygularla bağlantılı anılardır ve daha yüksek ön beyin merkezlerince sosyal olarak kabul edilebilir normlara uymak üzere dönüştürülürler(bakınız yukarıdaki paragraftaki uygulama fonksiyonları).

Ön loblar hem beynin alarm merkezinden hem de limbik bölgelerden bolca sinirsel girdi alır.

Kapal Bhati
“Kapal” kafatası ve “Bhati” de arınma demektir. Bu pratik (eylem) kafayı temizleyip arındırdığı için ismi buradan gelir.

Kalp veya tansiyon sorunu olan insanlar bu pratiği ancak bir uzman tavsiyesi ile yapmalıdırlar. Eğer şeker veya peptik ülserden yakınıyorsanız bu pratikten sakınmanız tavsiye olunur.

Metod:
Sandalyede oturur pozisyonda ya da Siddhasana, Padmasana veya Vajrasana şeklinde iken sırtınızın, boynunuzun, başınızın dik durduğuna emin olun. Bedeninizde herhangi bir gevşeklik veya kambur duruş hali olmamalı. Bununla beraber sakin, huzurlu bir pozisyonda oturuyor olun. Yavaşça gözlerinizi kapatın. Abdominal kaslarınızı kasıp içe çekerek (karın bölgenizden) güçlüce nefes verin.

Otomatik olan nefes almaya odaklanmaya gerek yoktur. Odaklanma yalnızca nefes vermeye olmalıdır.

Bunu (nefes vermeyi) ara vermeden bir dakikada 11 kez yapın. Başlangıçta yavaşça yapın ve yavaşça tempoyu ve gücü arttırın. 11 turdan sonra tamamen soluk verin ve anüsünüzü olabildiğince içeri çekerek bir süre oyle durun. Olabildiğince uzun süre öyle kalın ve yavaşça soluk alın. Bu Kapal Bhati’nin ilk raundudur. İlk başta yeni başlayanlar yalnızca 2 tur yapmalıdır, ardından yavaş yavaş 5 tura çıkılabilir. Turlar derce derece 11 ila 30 dakika arasında uzatılabilir.

Bu temizliği yaparken soluk verişlerinizde vücudunuzdan tüm hastalıkları attığınızı düşünün. Kızgınlık, açgözlülük, egoistlik gibi mental sapmalar gösteren kişiler verdikleri hava ile tüm negatif ve incitici elementleri de attıklarını hayal etmeliler. Bu şekilde nefes verirken hastalıklardan kurtulduğunu düşünmek kişiye özel bir fayda sağlar.

Bu temizliği başlangıçta 3 dakika kadar yapın ve 5 dakikaya zamanla varın. Başlangıçta (her tur arasında) yorgunluk hissediyorsanız biraz dinlenip devam edin. İki ay kadar uygulamadan sonra herhangi bir yorgunluk hissetmeden 5 dakika kadar bu beyin temizliğini gerçekleştirmiş olacaksınız. Bu olması gereken süredir. Başlangıçta sırtınızda ya da karnınızda biraz ağrı hissedebilirsiniz. Fakat bu bir süre sonra yok olacaktır.

Faydaları:
Kapal Bhati tüm sinir sisteminin gençleştiği çok önemli bir temizlenme yöntemidir. Karın bölgesindeki gereksiz yağlar azalır ve akciğerlerdeki soğuğa bağlı balgam azalır. Beynin ön lobları büyük oranda oksijenlenir ve nefes sistemi güçlenir.


Kaynak Site
Çeviren: Binnur Akhun Önen

Yoga Yoga Yoga

Kursa başladığım ilk gün Yoga Hocam, yoga yapmanız için tek gereken şey sizsiniz demişti. Bir duvar, bir yer ve siz. Onlarca yoga-asana kitabı, yüzlerce yoga kıyafeti, çeşit çeşit yoga matı, yoga ekipmanları v.s. v.s almanıza gerek yok. Lütfen alış veriş çılgınlığına kendinizi kaptırmayın. Sade olun. Bir rahat eşofman, bir atlet giyin yeter. Hocamın sürekli söylediği bir diğer şey de gerçek yaşamdan kopmamaktır.  Ben kendimi kaptırmış gidiyorum. Çevremdeki konuşmaların hiçbiri beni ilgilendirmiyor. Sadece ve sadece yoga konuşmak, yoga yapmak, yoga okumak, hep yogada olmak istiyorum. Hergün yanımda en az beş ayrı yoga kitabıyla geziyorum. Her vakit bulduğum arada üç sayfa ondan, beş sayfa bundan. Ve bu düzensiz okumalar yüzünden öyle bir noktaya geldim ki, sürekli kendimi; “yahu ben bunu bir yerde okuduydum ama hangi kitaptı acaba” derken buluyorum. İnsanın ilgilendiği her şeyde bir matruşka mantığı işler ya, bir şey sürekli başka bir şeyi doğurur. Binbir Gece Masalları gibi, her okuma başka bir okumaya yol açıyor. Bugün D@R kitap listeme bakarken, zınk diye yoga hocamın söylediklerini duyuverdim. Kendinizi kaptırmayın. Kendinizi kaybetmeyin. Evde daha okunmayı bekleyen onlarca kitap varken bu ne şimdi? Ki ben kaptırmamak, kapılmamak konusunda kendime çok güvenen biriyim. Bu tutku nereden çıktı şimdi? Bu bir yoga tutkusu mu? Alma, sahip olma tutkusu mu? Kendine gel Aslı, kendine gel.

Son listemi de buraya koyayım. Ve kendime bir söz vereyim, evdeki kitapların hepsini okuyana kadar bunların hiçbirini almayacağım.

Siddhartha -
İletişimin Taosu - 
Gündelik Yaşamda Zen -
Yolun Üç Büyük Özelliği -
Zihni Dönüştürmek -
Siz Neredeyseniz Aydınlanma Orada -
Yoga Terapi - Sağlık Zindelik ve Şifa Sağlayan Doğal Yöntemler -
Zen Kılavuzu -
Ayurveda -
Surya Namaskar -
Kundalini - Doğunun Gizemli Öğletisi -
Muson Şarkıları - Bir Yoga Yolculuğu - 
Tanrılar Okulu

Aslının Oje İle İmtihanı


Daha önce anlatmışımdır; ben sadece Mehmet'le beraber veli toplantısına gidiyorsam makyaj yaparım ki öğretmen anne olan kişinin ben olduğumu anlasın. Öyle erkek suretli bir kadınım yani. Geçtiğimiz haftalardan birinde yoga dersinde tringıl pozlarda ayağımız kaymasın diye çorapları çıkarttık. Ki aslında bütün yoga pozlarını çıplak ayakla yapmak çok daha mantıklıdır. Neyse ben tabii yüzüme bile bu kadar uzakken, ayağıma olan uzaklığımı bir düşünün. Ayaklarıma şöyle göz ucuyla bir baktım, tam bakışlarımı öğretmene kaydıracaktım ki, geçirdiğim ani şok sonucu gözlerim tekrar ayaklarıma kilitlendi. Artık kaç yıldır tırnağımı kesmemişim bilmiyorum, tırnaklarım yamrı yumru uzamış, baş parmağımın tırnağının yarısı kırılmış, ayağımın taraklı kısımlarında nasırlar, topuklarım çatlak içinde. Sonra kafamı diğer ayaklara çevirdim. Zaten kızların hepsi sülün gibi, ayakları da son derece bakımlı, manikürlü, çoğunun tırnakları ojeli. Kurstan çıkar çıkmaz kendimi bir kozmetik mağazasına attım. Sanırım bu benim hayatımın ikinci oje alışverişiydi. İlk alışverişimi de 17 yaş hevesiyle falan yapmış olmalıyım. Onu da bir defa sürüp, ne kadar zahmetli olduğunu anlayınca bir daha kullanmamış, kurutup atmışımdır kesin. Ve fakat oje teknolojisi almış yürümüş. Her renk oje vardı. Enteresan şeyler çıkmış. Mesela çift renk çatlatma oje var. Böyle leopar desenli tırnakların oluyor. Sonra stickerlar var, tırnaklarına yapıştırıyorsun, dantelalı tırnaklara sahip oluyorsun. Tırnak kalemleri var. En ilginci de manyetik ojelerdi. Ojeyi sürüyorsun, kurumadan üzerine mıknatısı tutuyorsun, ojeler çizgili çizgili oluyor.  Ayaklarım ve tırnaklarım öyle çirkin ki, düz renk bir oje sürecek kadar iddialı davranmaktansa böyle konsept ojeler gözüme daha undergraund göründü. Manyetiklerden gri tonlarda bir tane aldım. Sürdüm bu akşam. Mehmet'le Yaman şoktalar. Aman o çirkin ayaklar bir şirinleştiler. Bi sevdirdiler kendilerini bana. Kıyamadım Lavanta kokulu ayak kremi bile sürdüm. Yoga'ya başladım da bi kadına benzedim ya la.

Yoga

Bugün iki yeni poz öğrendim. Her iki pozu da evde bir defa denemişliğim ve nefret etmişliğim var. Bugün öğrendim ki bu pozlardan biri böbreklere iyi geliyormuş, diğeri de düz tabanlığın ilerlemesini durduruyor ve ayaklara verdiği ağrıları engelliyormuş. Normalde yoga evde ve ömür boyu yapılması gereken bir şey. Sorun şu ki, internetten, youtube'daki yoga derslerini izleyerek yapmaya kalkarsanız karşınızdaki öğretmen pozu mükemmel şekilde uygulayabildiği için moraliniz bozuluyor. Benim böyle bir poza girmeyi deneyip, hadi be, bir vücut o şekli alamaz diyerek bıraktığım bir sürü duruş oldu. Pozları doğru şekilde yapmayı öğrenebileceğiniz iyi bir yoga eğitmeninden ders almak bu yüzden çok önemli. Öğretmen bugün o sihirli sözcükleri belki bininci defa söyledi; "Gidebildiğiniz yere kadar. Lastik kız olmaya çalışmıyoruz. Ve kendinize de haksızlık etmeyin. Zamanla vücudunuzun sınırları genişleyecek." Gerçekten de geçen hafta içinde rahatça duramadığım bir pozu hafta içi her gün yaparak öyle çok tecrübe ettim ki, bugün o pozda saatlerimi geçirebilirmişim gibi hissettim. Biliyorum ki bir kaç ay içinde bu kafa o bacaklara da değecek:) Hafta sonlarım çok güzel geçmeye başladı. Başlamadan önce bu kurs beni korkutuyordu. Tüm hayatımı alt üst edecek, zaten hiçbir şeye yetişemiyordum, artık iyice uçarım diye tedirgin oluyordum. Bir arkadaşım yoğunken çok daha iyi organize olursun, sakın vazgeçme demişti. Ve haklı çıktı. Zamanım yok, zamanım yok diyordum. Oysa ben zamanı kullanmayı bilmiyormuşum. Bu da benim için yeni bir şey. Üzerinde çalışmam gereken bir konu.