Yok Böyle Bir Şey
Abicim Çorluda bile çocuklar için seramik ve heykel atölyesi var, İstanbul Anadolu Yakasında yok. Sinir. Benim bu yıl Kadıköy'e falan taşınmam şart. En azından ulaşımım biraz rahatlar. Mecburen karşıya geçicem bu tür şeyler için.
zaman:
Pazartesi, Ocak 09, 2012
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)


19 yorum:
aa lütfen çorluda bile demek ne demek:))))
bknz;çorlulu blogger çemkirmesi
Zoitsa biliyorum çok koyan bir şey. Ben eskiden Gebze'de çalışıyordum, eğitimlere gittiğimde İstanbul bölgede çalışan arkadaşlar ayyyy Gebze mi, ayyy o taşradan nasıl gelebildin eğitime falan derlerdi gıcık kapardım. Hayır ben Çorlu'yu küçümsemek için söylemedim. Kadıköy İstanbul'un göbeği sayılır, en merkezi yeri. Aradım aradım internette Çorlu dahi çıktı Kadıköy'de bulamadım. Sinirlendim, Kadıköy bu açılardan çok kısır. Varsa yoksa yemek, restoran, gırtlak başka bir şey yok. Sonradan neyse ki bir arkadaşım bulmuş bir heykel kursu da rahatladım yani.
canım şaka yapıyorum:))çorlu da kısır bir hastane bir postane başka birşey yok aslında nasıl olmuş da heykel kursu varmış..sen mi gideceksin yaman için mi?
Yaman için bir deneme yapmak istedim. İlgi alanını bulmaya çalışıyorum, mutluluktan kendini kaybettiği yeri tespit edebilirsem işim kolaylaşacak. Yoksa bu eğitim sistemiyle bir arpa boyu yol alamayacağız.
Ben ilkokuldan sonra Yaman'ı okutmayı düşünmüyorum. Kimse beni ciddiye almıyor ama ben gayet ciddiyim.
Sekerim zorunlu egitim 12 yila cikiyor haberin olsun :)) yani senin askerligin bitmesine söyle böyle 9 sene kaldi:)))) Moralini bozmak gibi olmasin :))
izo
İzzet ya sen de mi ciddiye almıyorsun. Tamam okumayı söktü, dört işlemi de öğrendi. Yeterli. Daha fazla okumasına gerek yok. Zaten öğrettikleri her şey çer çöp değil mi? Okumasını istediklerimi okuturum ben evde. Gerisi gereksiz. Ben emekli olunca açarız bir dükkan gelir çalışır. Bu ne ya, ömrümü mü yiycem okul yollarında.
Sen onun hayatında olmadığın zaman nasıl ayakta kalacak, bunun planlarını yapmalısın. Her işi yaparım abicim mi olacak yoksa bir konuda mı uzmanlaşacak, bir sanatı-zanaati-işi mi olacak...
Adsız Yaman'ın hayatında hiçbirimiz olmasak çok daha mutlu bir adam olacak aslında.
aslı, idyotlar bile bu memlekette lise üstüne üniv. bitiriyor yaman mı bitiremeyecek. sadece senin biraz rahatlaman gerekiyor, gerçi okulların çıkışına denk gelince ben korkuyorum çocukların enerjisinden ama yapacak birşey yok, okul bitecek okula giderken sürü sepet işe girip çıkacak yaz aylarında en sevdiğinde -en iyi parayı kazandığında kendine göre- kalacak.
Ben ilkokuldan sonra Yaman'ı okutmayı düşünmüyorum.
hahhh! bu işte.
bu tavır birçok çabadan daha keskin. buna kışkırtma yöntemi deniyor bizim orda:)
"beni (dolayısıyla kendini) sevseydin çabama karşılık verirdin. madem ki sevmiyorsun, artık senin ileride mutsuz olmana üzülmeyeceğim(!) ne halin varsa gör" gibi.....
çok ağır koyar adama! bir bakarsın "en sevdiği birinin (annesinin) son sözüne karşı artık nazlanacak-kıvıracak bir sermayesi kalmamıştır"
öyle sanıyorum ki, bu tepkinin akordundan taviz vermiyorsundur bu aşamada. ayrıca bir sonucu daha var ki, büyüdüğünde, olası başarısızlıkta kimseyi sorumlu tutamayacak bu bombamsı tavır karşısında..... bence devam
Zihni Bey, yok ama bu benim ki Yaman'a bir tavır değil. Benim derdim Yaman'la değil. Yaman benim gözümde harika, mutlu, mesut, iyimser, insansever, hayvansever bir çocuk. Okul Yaman'ı bozuyor. Hepimizi bozduğu gibi. Şart değil gerçekten şart değil okuması. Ha yok anacım ben okuyacam diye tutturur,ileride inek olur, bu salak okul sistemi beni de öğütsün, illa okuyucam derse karışamam tabii. Bir yeteneği var mı diye araştırıyorum. Hani kendini alanda hissettiği bir uğraş var mı? Ne bileyim sanat olur, zanaat olur. Doyum için illa yüksek bir sanat dalı ile uğraşması da şart değil. İster heykel yapsın, ister kuaför olsun. Benim için hiçbir farkı yok, yeter ki mutlu olsun, geçimini sağlayacak bir para kazansın. Benim bu kültür manyaklığından sıtkım sıyrılmış durumda. Bu da marka merakı gibi bir şey, kültürlü olma merakı. Hepsi boş özünde. Hepsi tüketim toplumunun bir ürünü, kültür de tükettiğimiz bir şey sonuçta.
Handan ben kesin kararımı verdim rahatlayacağım. Dün çok kötüydüm ama bugün iyiyim. Dün gece sabaha kadar uyumayarak bu okul mevzusunu içimde tamamen çözdüm. Tamamdır. Programladım kendimi:)
laf aramızda, ilk defa (biraz) farklı düşünüyormuşuz:)
okumayı kompleksin ilacı olarak düşünenlerden asla değilim.
sosyalist bir toplum düzeninde yaşıyor olsak, virgülüne kadar sana hak vereceğim (uzun hikaye), ama neylersin ki, mevcut düzen içerisinde eğitim, öğütmenin yanında "farkındalığı" daha çok tetikleme fırsatına sahip. İnsan ya sistem içinde kalacak, ya da her şeye rağmen direnecek. Direnmek savaşmaktır. Savaşırken elinizdeki (eğitim) silahın önemi yok mu?
Direnmeyecekse, araziye uyarak bir şekilde mutlu olmaya çalışacak ve çoğunlukla sekteye uğrayacağı kesin (burası da uzun hikaye).
Yaman’ın bir “yetenek”te yol almasını düşünüyor olman konusuna ekleyeceğim birşey yok. Bulduğunuzda hazine olacağı kesin.
Diploma elbette her şey değil.
Yaşar Kemal’in ve benzerlerinin okumayı sorun etmediğini bildiğimiz gibi, bir önceki yök başkanının okumuşluğu da bir anlam ifade etmiyor. (örnekleri simgesel olarak verdim)
İnsan hayatının herhangi bir evresinde bütünü görmek çok zor hatta imkansız. Biz kızımız için de aynı mücadeleyi verdik. Şu andaki mutluluğu-olgunluğu-hayatı kavrayışı, özgüveni... bir meslek edinme rahatlığının çok ötesinde birşey.
Şunu diyorum özetle, hayatta trenin bir kez uğrayacağı istasyona zamanında varmak önemlidir.
Okusun Bacım, ne umudunuzu keserek erken pes etmelisiniz, ne de okumak istemediği durum için üzülmelisiniz....
Yok Zihni Bey, son yorumunuz üzerine bence gayet güzel anlaştık. Bence çok da farklı düşünmüyoruz. Teşekkürler.
aslı,
http://www.ntvmsnbc.com/id/25311649/
bir bak bakalım bu kitaba, sanki ilgini-zi çekecek gibi yaman'la
Yağmur Seramik diye bir yer açılmış Kozyatağı'nda. Çocuklar için Sömestr tatilinde kursları varmış. Nasıldır bilmem. Kozyatağı İlköğretim Okulu'nun karşısında
Anadolu yakasında koşuyolunda bir seramik atölyesi var. Tam adını bilmiyorum ama bizim yeğen gidiyor. Koşuyolunun sonunda, hastaneye dönmeden bir pastane var, hemen yanında bir apartmanın alt katında. Çok da güzel şeyler yapıyorlar.
http://www.atolyeada.com/index.html ben burada çocuklar için de atölyeler düzenleniyor diye biliyorum. facebook sayfasında daha detaylı fotoğraflar mevcut, isterseniz bir iletişime geçin. sevgiler.
Yorum Gönder