Anladım

Uzun zaman önce Binnur bir şey söylemişti;

Çocuğun öğretmen için okuttuğu 40 çocuktan sadece biri. Seninse biricik evladın.

Ben bu gerçeği unuttum. Öyle bir unuttum ki Yaman dışındaki herkesi düşünür oldum.

Yaman'ın dizindeki yaralarla, sırtındaki, göğsündeki morluklarla ilgilenmek yerine, sadece diğer çocukların yaralarıyla ilgilendim.

Öğretmenin, hakaretleri, etiketlemeleriyle, diğer çocukları yönlendirmesi sayesinde özgüveni zedelenen çocuğumun ruhundaki yaraları göremedim.

Dün gece evde artık her şeyin doruk noktası yaşandı. En ufak bir ilgisi olmadığı halde üzerine yıkılan suçlardan, buna beni bile inandıramamasından öyle çok bıkmış ki, girdiği ağlama krizinden saatlerce çıkaramadık.

Ben anladım ki, bu sistem çocuğumuzu da bizi de harcayacak.

20 yorum:

aslı dedi ki...

çok üzüldüm, lütfen bu hissettiklerinizi öğretmeniyle açık açık konuşun, anlamazsa değiştirin, çözüm olur umarım, çocuk ağlarken gözleri en azından dolmayan insandan ğretmen olmaz,

zihni dedi ki...

Naçizane fikrim şudur:

"ağlama krizi" dediğiniz durum, hani şu gökteki yıldırım var ya, o bir elektrik enerjisidir. Doğru yöntem ile zaptedilmezse toprağa kaçar ve korkunç gürültü çıkarır, içine kapanmak denir buna.
Ama onu doğru kanala yönlendiren teknoloji var.

Daha açık diyeyim, Yaman'ın ağlama krizi bana hiç yabancı gelmiyor (ben de o yaşta böyle bir an yaşadığımı hatırlıyorum. Hatta hiç unutmadığımı demek istiyorum.

O ağlama krizi sizi hiç üzmesin, O hayatta istenmeyen, kendini zora sokan durumların ana fikrine karşı bir tavır almanın narasıdır. Doktorlar şöyle der: ağrılar bedenin sinyal aracıdır, ağrı olmayan bir yerde arıza sinsi ilerler ve zamanında müdahale olmayacağından felaket olur. Nara atmak bir sinyaldir.

Bu üç yönden birine ya da ikisine doğru evrilebilir:
1-asi ve saldırgan yapısını güçlendirecek olan mekanizmalarını geliştirme peşine düşer.
2-Siyaset ve felsefe üzerine yoğunlaşır, yaşıtlarından farklı algılar kazanır...
3-Flash bir özellik geliştirebilmek için sizin beklentileriniz doğrultusunda "çok bilgi ve özel yeteneğini" geliştirme çabasına yönelebilir. Ama bu süreçte sizin ilginizi hep test eder.

Sizin ilgi akordunuz çok önemli diyeceğim; "yıldırım enerjisi"ni kullanıma yöneltme konusunda çok şey söylenebilir....

ÇokBilmiş dedi ki...

Hemen değiştirin o öğretmeni. Çocuk ruhundan anlamayan bir öğretmen, bir çocuğa zerre kadar bilgi de, eğitim de, terbiye de veremez! Çok sinirlendim!

Böyle yazıları okudukça ev okulu mu yapsam diyorum. Sonra hala görüştüğüm yuva ve ilkokulu öğretmenlerim geliyor aklıma. Şükran ve Fatma öğretmenlerim. Elleri öpüseli kadınlar... Ararsan belki bulursun bu soyu tükenen, harika öğretmenlerden. Dua edeceğim sizin için...

Red Riding Hood dedi ki...

Çok üzüldüm :( Ashley sırf ilkokul öğretmeni yüzünden matematikten ve kıyaslanmaktan öyle nefret etmişti ki kimse ona tekrar matematiği sevdiremedi ve hala daha biri en ufak bir kıyaslama yapsa çıkışır olayı tartışmaya çevirir.Bende eğitmenim,ikiyüzün üzerinde öğrencim var ama en çok nefret ettiğim tavırların başında gelir bu tür davranışlar ,öğrenciyi rencide edecek hareketler.

Adsız dedi ki...

Sevgili Aslı, benim oğlum da ders başarısızlığı nedeniyle hem öğretmeni hem de arkadaşları tarafından iki yıl boyunca hakarete uğradı. Oğlum disleksik ve dikkat eksikliği var. Çok çabalıyor ama çabasının karşılığını alamıyordu.Öğretmen o kadar psikopata bağlamıştı ki oğlumun yapamadığı sorular için sınıftaki arkadaşlarının onu cezalandırmasını istiyordu. Yönetim nezdinde birçok kez girişimde bulunduk ama nafile... Okuldaki mobbing o kadar şiddetlenmişti ki artık mücadele edecek gücümüz kalmadı ve okuldan almak zorunda kaldık. Düşün ki burası bir de özel okul. Oğlumu bu sene çok rahat, başarıdan ziyade mutluluk endeksli bir okula aldık. Şimdi çok mutluyuz. Ödev çilesi, zayıf not çilesi bitti. Size naçizane tavsiyem, iddialı olmayan, küçük ölçekli bir okula Yaman'ı almanız olacak. Hepiniz çok rahatlarsınız.Sevgiler....

asliberry dedi ki...

Ben ne yapacağımı şaşırdım. Yaman öğretmenin tutumundan kaynaklanan sorunlara rağmen öğretmenini çok seviyor. Zannediyor ki öğretmen böyle bir şey. Kızar, bağırır, diğer çocukların önünde küçük düşürür, normali budur. Bir de şu cümleyi kurdu geçen gün, öğretmen çok kızıyor bağırıyor evet ama içten içe beni çok seviyor ben bunu hissediyorum diyor. Ödü patlıyor okulu değiştireceğiz diye.

1.sınıfı bitirdiğinde etüt ve beslenme olan bir okul istediğimiz için bu okula nakil getirdik. Bir kere daha okul değiştirmek istemiyorum, arkadaşlarımı da öğretmenimi de çok seviyorum diyor.

Bu seneyi bitirip kaydını bu okuldan alacağım.

Çünkü ne öğretmeni, ne rehberlikçisi çocuklara inanmıyor.

Direkt aile tutumlarını eleştiren, herkesin okuyup ezberleyebileceği psikoloji tanımlamaları ile atıp tutan, çocuk yetiştirmeyi bir matematik formülüymüş gibi algılayan bir eğitmenler topluluğu. Konuşarak çözemeyeceğim bir şey.

Adsız, ben de böyle düşündüm, sanırım 4.sınıf bitince bizim mahalledeki yarı zamanlı bir okula vereceğim. Yamanda da disleksi sorunu var, bunu rehber öğretmene de, kendi öğretmenine de defalarca söyledim. Ancak rehber öğretmen dün bana çocuğunuzda dikkat eksikliği var, terapiyse terapi, ilaçsa ilaç ne gerekirse yapın dedi. Bu çocukta dikkat eksikliği yok diyen bir doktor çıksın ben diplomamı yırtarım diyebilecek kadar da ego yarışında bir kadın var karşımda. Bense her zamanki gibi kilit. Kadına bu çocuğun disleksiyle boğuştuğunu, sorunun bu olduğunu, bizim her gece yarım saat, 40 dakika bu çocukla okuma egzersizleri yaptığımızı anlatıyorum. Evde konsantre olabildiğine inanmıyor. Bir de yalancı konumunda kalıyorum.

Neyse ki şansımız bir yerde güldü, öyle iyi veliler var ki. Hepsi birbirinden iyi insanlar. Veliler çocuklara öğretmenlerden daha çok inanıyor. Zaten sorun da buradan kaynaklanıyor. Tüm veliler öğretmenlerden daha çok okuyan, gelişime daha açık, çocuklarına okul öncesi düzenli kitap okumuş, çocuklarını duygusal/kültürel her yönden beslemeye özen göstermiş veliler. Çocuklar o kadar dolu ki, karşısına geçen eğitimcilerin çocukların ilgisini çekebilecek yöntem bilincine sahip olmaları gerekiyor.

Ya bu çocuğun öğretmeni, Saftrik Greg serisini okutmayın, küfürleri oradan öğreniyorlar diyen bir adam. Çünkü çocuk illa ki okuduğundan bir şey öğrenmeli, tüm kitaplar didaktik olmalı.

Şu 15 gün tatile kadar sabredeceğim, eğer Yaman'ı ikna edebilirsem 15 gün tatilde, edemezsem 4.sınıfta mahalle okuluna alacağım. Yoksa ben de Yaman da sağlığımızı kaybedeceğiz.

yasemin dedi ki...

ahhh çok üzüldüm aslı. sizin yanınızda olduğunuzu bilmesi bile yeter ona ki öylesiniz zaten. düzelir her şey üzülmeyin.

yasemin dedi ki...

sizin yanında olduğunuzu demek istemiştim.

Adsız dedi ki...

Bence çok hızlı karar almayın. Önce iyi bir araştırma yapmak gerekiyor. Öğretmeninizin iddiasız, sabırlı, sevgi dolu olması çok önemli, böyle bir öğretmen bulmaksa çok iyi bir soruşturma gerektiriyor. Disleksik çocuklar çok özel çocuklar ve çok da özel ilgii istiyorlar. Bu nedenle sınıf mevcudunun az olması da çok önemli. Yoksa bu çocuklar kaybolup gidiveriyorlar. Dikkat eksikliği genelde disleksiye eşlik ediyor. Ben de önceleri ilaç kullanmama konusunda çok direttim ama baktım ki olmuyor, sonunda mecbur kaldık. İlaç mucize yaratmıyor ama daha uzun süre konsantre olmasını, o dağınık einstein hallerinin biraz toparlanmasını sağlıyor bence. Bu konuyu bir daha bir uzmanla görüşmenizi salık verebilirim. Benim oğlum çok kötü bir üçüncü sınıf yaşadı, tahtada yazılanları defterine çekemiyor, yazısı okunaksız, matematik tam bir felaketti. Öğretmeni en çok da yazamamasından şikayet ediyordu. Yaz boyunca bir özel öğretmenle çalıştık, eksik olduğu konuları gözden geçirip, 2. sınıftan itibaren konuları yeniden ele almaya başladık. Dersler hala devam ediyor, şu anda 3. sınıf tekrarı yapıyorlar.Haftada 3 saat gelen bir öğretmeni var. Diğer yandan günlük ödevlerine yardım eden üniversite öğrencisi bir ağabeyi var. Hem Emre'ye rol model olacak hem de derslerine yardımcı olacak bir ağabeyin iyi olacağını düşündük ki çok da iyi etmişiz. Hem Emre abisini çok sevdi, hem de ben ders çalıştırmaktan ve sinir harbinden kurtulmuş oldum. Aslı, eğer yapabiliyorsanız böyle bir ağbi size de çok faydalı olacaktır. Özellikle sınıf öğretmenliğinde okuyan birisi tam Yaman'a göre olabilir. Sevgiler,

asliberry dedi ki...

Adsız çok teşekkürler neyin doğru, neyin yanlış olduğuna karar vermek sanırım dünyanın en zor işi. İyi ki bir blogum var ve iyi ki sizler varsınız. Tecrübeleriniz, yorumlarınız bana öyle iyi geliyor ki. Bazen dünyanın sonu gelmiş gibi hissediyorum. Buraya gelen yorumlar sayesinde yaşadığımız hiçbir şeyin kalıcı olmadığının, içinde bulunduğumuz durumun daima geçici olduğunun farkına varıyorum.

Sonunda kararımı verebildim.

Yamanı da ikna edebilirsem, şubat tatilinde, şubat tatilinde olmazsa en geç önümüzdeki sınıfta mahalle okuluna almaya karar verdim. Yarı zamanlı bir okul ayrıca daha iyi olabilir.

Tek sorun Yaman'ı üzmemek. Arkadaşlarını çok seviyor. Her şeye rağmen öğretmenini de çok seviyor. Ama Yaman mantıklı bir şekilde konuşulduğu taktirde ikna edilebilir bir çocuktur. Bu kadar suçlanmaya, bu kadar azarlanmaya, küçük düşürülmeye göğüs gerebildiği gibi, ayrılmanın üzüntüsüne de göğüs gerecektir.

Sonuçta çocukta disleksi olması, dikkat eksikliği yaşaması onun suçu değil, elinde olan bir şey değil. Bunun için suçlandığı bir yerde durmasının alemi yok.

Sizin dediğiniz gibi yapacağım, yarı zamanlı eve yakın bir okul ve evde bire bir destek veren özel öğretmen.


Karar verdim rahatladım biraz.

derbay dedi ki...

Ben de çok üzüldüm. Sadece kreş evresinde olsak da öğretmen, sınıf arkadaşı gibi faktörlerce bazen ufaktan da olsa burnuma gelen kokudur o. Etiketleme!

Benim naçizane fikrim, öğretmene ayar verin. Gerçi kararınızı vermişsiniz ama çocuklarımızın düzenini, eğitim öğretim hayatları boyunca kanımıza dokunan insanlar yüzünden değiştiremeyiz. İmkanı yok. Kaldı ki aynı durumun bir başka okulda başınıza gelmeyeceğinin garantisi yok. Bu bir kaçış gibi geldi bana (lütfen yanlış anlamayın, sizi anlıyorum aslında). Çocuklar düzeni sever, yerleşikliği, bütünlüğü, rutini sever. Alıştığı çevre, arkadaş gibi elementler de değişecek 2-3 tane eğitmenlik ve rehberlik sıfatlarını sindirememiş insan yüzünden. Yazık bence yani. Direk öğretmene ayarı verirdim, sert de konuşurdum, müdüre kadar gider, çocuğumun kişilik özelliklerini inkar eden, ona yardımcı olmayan eğitimcinin uyarılmasını isterdim. Hatta işi çirkefliğe vurup velileri alttan fişfirikleyip örgütlerdim. Doğruya doğru, 'bugün bana yarın sana' derdim. Böylece öğretmen üzerinde psikolojik baskı kurarak, onu kendi ucuz yöntemiyle vurmaya çalışırdım.

Çok sinir oluyorum böyle şeylere. Bir eğitimcinin, eğitilmek üzere olan bireyin cesaretini, şevkini, özgüvenini sarsması ne demek ya? Ben ortaokul yıllarımdaki despot bir matematik öğretmeni yüzünden sayılardan nefret eden bir yetişkin oldum bugün. Öğrencilik hayatım boyunca da bir lokma başarı gösteremedim bu konuda. Keşke annem bu durum karşısında başarısızlıklarımı benim kafasızlığıma değil de öğretmenin yetersizliğine verip benim yanımda dursaydı.. keşke

fadiş dedi ki...

of offff yarama tuz bastınız, ne kadar benziyor durumunuz şu günlerde yaşadıklarıma :(

es dedi ki...

yukarıda söylenilenler gibi bende sınıf öğretmenliği okurken dikkat eksikliği olan bir kız çocuguna yardım ettim, amaç ders çalışmaktan ziyade onunla kaliteli zaman geçirmek ve ek olarak günlük ödevlere yardım etmekti.
Benim örneğim de ebeveynler çok ilgisizdi, bir de küçük kardeş vardı(üzerine çok düşülen)

Aile beni çocuk bakıcısı, bekçisi gibi gördü,
Ben para bile almadan bu işi yapmayı kabul ettiğimi söyledim.Ama aile bana verdikleri parayı beğenmediğimi düşündü..

Asıl demek istediğim böyle bir yardımcı abi-abla gerçekten önemli bencede.Çünkü biz çocukla çok keyifli ve verimli zamanlar geçiriyorduk.
Ama ailenin tutumu çok çok çok daha önemli..

Aslı abla,
yaman okulunu severken onu ordan koparmak belki okuldan soğumasına neden olabilir.
dğer bir yandan da belki yeni gideceği okulda gerçekten daha da başarılı olur ve motivasyonu çok daha yükselebilir.
Durum biraz aşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyık olayı..

Umarım kararınız yaman için en doğru karar olur.

Püstüklü Mama dedi ki...

Aslı,

Yaman harika bir çocuk. Onunla konuşurken eminim çok güzel anlatacaksınız durumu. Ama akıl vermek, ukalalık yapmak istemem yanlış anlama lütfen ama öğretmen ile konuşurken de dikkat edin. Dönem sonunda alacak olsanız bile öğretmene söyleyeceğiniz bir kelime dahi onun Yaman'a kalan 1.5 ayda sert tutum almasına neden olabilir.

Yaman için en iyisi olsun umarım..

Adsız dedi ki...

Asli,
durumuna cok uzuldum, ve cok benzerini yasadigima inaniyorum.
Su anda 13 yasindaki kizim okul hayatinin ilk 3-4 yilini okuma zorlugu yasayarak gecirdi. Satir atliyor, pek cok harfi ters yaziyor, 1 dakika once okudugu kelimeyi tekrar okumakta/hatirlamakta zorluk cekiyordu. Gorsel hafizasi da oldukca dusuktu bu onun cok imla hatasi yapmasina sebep oluyordu.
Dikkati de normal olarak zayifti cunki derslere diger cocuklar gibi katilamiyordu, basarisizlik hissi yerine ilgilenmemeyi-okumayi sevmemeyi tercih ediyordu. Disleksik davranislar gostermesine ragmen "convergence insufficiency" teshisli bir goz problemi oldugu ortaya cikti. 1 yillik bir terapiden sonra ozel ogretmen tutarak derslerine yetismesine yardimci olduk. Turkiyeye yaz tatiline geldigimizde dunya goz hastanesine gittik ve ayni teshis konuldu. Duzenli goz kasi egzersizleriyle tedavisi yapildi. Simdi okumayi cok seven basarili bir ogrenci ama hala imlasi zayif karni. Iliskimiz de artik cok daha iyi, tum bu okuma sorunu beni tahammulsuz hircin bir anne yapmisti. Bende her okulla ilgili sorunda kizimi sorumlu tutardim cunki ona yeterince guvenmiyordum. Disleksik davranisin baska alt nedenleri olabilir. Goz doktoruyla yada KBB ile gorustunmu? Bazen isitmeylede ilgili olabiliyor.
Okulunu yada ogretmenini degistirmekten korkmamalisin bence. Virginia da her sene hem siniflar karistiriliyor hemde her yil degisik ogretmen geliyor. Boylece kotu bir ogretmene yada iyi gitmeyen bir iliskiye 5 yil mahkum kalmiyor cocuklar. Ilk bir ay mizmizlanip sonra alisiyorlar. Bende 2. sinifta anlayissiz bir ogretmene denk geldim. Cok uslu bir cocuk olan kizimi yerli yersiz cezalandiriyordu. Cok sukur ertesi sene ondan kurtulduk. Her yeni ogretmene kizimin durumunu anlattim, nasil en iyi sekilde yardimci olabiliriz diye fikirlerini aldim. Bu onlarin sorunu sahiplenmesine yardimci oldu
Yamanin basarili kendine guvenen mutlu bir yetiskin olacagina inaniyorum. Icindeki annelik sesine guven, dogru sesi mutlaka hissedersin.

Adsız dedi ki...

Merhaba,
Ben de ilk okuduğumda acaba göz problemi olabilir mi diye düşündüm. Eminim göz kulak kontrolü yaptırmışsındır ama ben aklıma geleni söyleyeyim dedim.

Benim kızım da bana okumadan evvel yuvarlağın yanındaki sap aşağıda mı yukarıda mı diye soruyor idi: 2.00 derece hipermetrop, yakını göremiyormuş çocuk.

Kolay gelsin çook zor bu işler.
Ayşegül

Adsız dedi ki...

Sevgili Aslı,
İlk yorumu böyle tatsız bir konu üzerine yapmak istemezdim...
Sıkıntınızı paylaşıyorum oğlum bu yıl ilköğretim 1. sınıfa başladı şahsınızın yaşadığı sorunları yaşama korkusu yıllarca beni rahatsız etti şimdilik sorun yok anlayışlı özverili en önemlisi ÇOCUKLARI SEVEN gayretli bir öğretmenimiz var. Kişisel olarak nacizane tavsiyem oğlunuzun okul değişikliği ve öğretmen değişikliği kaygılarını bir kenara koyup asıl problemi ileride yaşamamanız için olaya sertte olsa acil müdahale etmeniz, ilköğretim hayatı eleştirilerek, yerilerek hep hep kabahatli gösterilerek geçmiş bir kişi olarak şu anki yapacağınız müdahalenin oğlunuzun okul hayatını tamamen değiştireceği kanısındayım.Kısaca, kırılacak, sizi suçlayacak değiştirmemeniz konusunda size baskı yapacak ancak ısrarcı olun ve sonradan üzülmek yerine geçici bir şu an üzülmesini yeğleyin, kolaylıklar ve sabırlar...

Senem dedi ki...

http://www.ted.com/talks/lang/en/ken_robinson_says_schools_kill_creativity.html

Asagidaki bolumden turkce altyazi da secilebiliniyor.

Benimkiler henuz 3 ve 1,5 yasindalar ama egitim sistemi simdiden dusunduruyor.. 3 yarim gun krese gonderdigim halde bile kendimi sorgular durumdayim, bugun unschooling sitelerini arastirir buldum kendimi..

Asliberry vesile ile hem sana gecmis olsun, hem de Yaman icin en iyisini dilerim.

asliberry dedi ki...

Arkadaşlar yorumlarınız için çok teşekkürler. Benim için her biri ayrı değerli. Hepsi farklı bakış açıları sağlıyor.

Senem video için çok ama çok teşekkürler. Bu adamın kitapları Türkçeye de çevrilmiş. Hemen ekledim DR listeme.

Adsız dedi ki...

okudum ağladım, okudum gene ağladım. sizinle ilgisi yok kendi halime. "Ben anladım ki, bu sistem çocuğumuzu da bizi de harcayacak"