Yaman'ın yokluğunu fırsat bildim, her saniyemi değerlendirmeye çalışıyorum. Hafta içi akşamları yoga kursuna başladım. Babaannenin evini badana yaptırdım. Annemi de boyacının başına diktim. Çok güzel oldu. Badanadan sonra gelen temizlikçi mutfak, cam ve kapıların temizliğinden zaman bulup, yerlerdeki boya damlalarını kazımaya fırsat bulamamış. Eve geldiğimde saat 23.00'tü ve temizlikçi daha yeni gidiyordu. Dün babaannenin perdelerini, çarşaf, yorgan, yastık yüzü ne varsa yıkadım. Perdeler ön yıkamalı programla yıkamama rağmen beyazlamadı. İnternette deterjana biraz toz şeker ekleyin yazmışlar. Denedim gerçekten perdelerin griliğin aldı. Botanik bahçesi kıvamındaki balkonda bulunan bütün çiçeklere şekerli su püskürttüm (bunu da internetten öğrendim), iri yapraklıları ayrıca sildim. Yere oturup bütün boya damlalarını kazıdım. Bunu yaparken aklıma Karate Kid filmi geldi. Hocası Karateci çocuğa araba parlattırırak meditatif bir güç kazandırmaya çalışıyordu. Ben de boyaları kazırken böyle bir etki sağlamaya çalıştım ama sadece parmak uçlarım uyuştu. Daha fazla yoga yapmalıyım:) Kendi evimi de üstün körü bir süpürüp, tozları aldıktan sonra uzun, ılık bir banyoyla yorgunluğumu atmaya çalıştım. Banyodan sonra tartıldım. 67'yi görünce sevinçten çıldırdım. Çok değil 2 ay önce aynı tartı 78 gösteriyordu. Tüm yorgunluğumu unuttum. Tartının 60'ı göstereceği günü hayal ettim. Çok yakın. Mehmet geldi ve nefis bir fesleğenli makarna yaptı. Yaman'ı aradık. Rukiş'le Dikili'ye bir arkadaşlarının evine gitmişler. Bahçede köstebek aramışlar. Evin genç kızı Yaman'a bir günlük hediye etmiş. Okuma yazma bilmediğinden resimli günlük tutacakmış. Sandra Bullock'un ünsüz olduğu zamanlardan kalma, çok hafif bir aşk filmini izledik. Mehmet Tarihin Arka Odası'nı izlerken, ben de iki satır okumaya çalışırken uyuyakalmışız. Mehmet'in nefis sucuklu yumurtasıyla uyandım.
Subscribe to:
Kayıt Yorumları (Atom)



16 Comments:
O kadar is yaptigin bir gunu bile cok guzel anlatmissin, ne guzel:)
67'ye cok sevindim. Ben de istiyorum ama hicbirsey yapmadan olsa mesela:)) Yok o kadar da degil; senin bir zamanlar koymus oldugun pilates videolarindaki hareketleri yapmaya basladim iki haftadir sabahlari. Ama yemek konusunda hicbir kisitlamaya gelemiyorum artik. Bu sekilde ne olacaksa olacak.
Bir de sunu demeden gecemeyecegim: Karate Kid'de hoca o hareketleri meditatasyon icin degil hareketi ogretmek icin yaptiriyordu. Yani o araba cilalama ve duvar boyama sirasinda yaptigi hareketler aslinda karete hareketleriydi ve sonrasinda maclarda kullandi!
Ama rakip son derece profesyonel aletlerle hazırlanırken, bizim oğlan böyle gündelik işlerle o hareketleri öğrenmeye çalışırken sadece bedenini değil, ruhunu da eğitiyordu. İnsan araba cilalayarak karate öğrenebilir mi? İşte felsefe burada başlıyor.
Ustasi Miyagi-San'sa insan araba cilalayarak karate ogrenebilir elbette! Ben o filmleri birden fazla kere izledim; ergenlik ve sonrasi donemimin idollerindendi, cunku bir, karateyi hayatin icine sokarak ogretiyordu; gunluk hayatina yerlestiriyordu insanin; iki, karate sadece savunmak icindir seklinde super bir felsefesi vardi. Bence (elbette bence) Miyagisan orada araba cilalatirarak hem o karate hareketini ogretiyor (bunu sezdirmeden, bedenini ayni hareketi cok tekrarla alistirarak yaptiriyor) ve ayni zamanda is yaptiriyor, hem de ustaya/hicaya saygi itaati ogretiyordu. Felsefeyle kastin buysa katiliyorum. Ama hala meditasyon oldugunu dusunmuyorum.
Tavşan, meditasyon benim için kendini sezinlemenin, kendini farketmenin, sınırsızlığını algılamanın en iyi yolu. Bunu demek istemiştim.
Asli Hanim ben mi kacirdim? Diete mi baslamistiniz? ne yaptiniz? Sirri sadece pilates mi? Aman ben de istiyorum...
Gamze
Gamze, diyet değil şekerli gıdalar ve beyaz ekmek dışında her şeyi yiyorum. Benim problemim aşırı tatlı ve çikolata tüketimiydi. Artık çay kahveye kesme şeker bile atmıyorum. Tatlandırıcı da kullanmıyorum. Tatlı yemeyince otomatik olarak acıkmıyor ve öğün dışına çıkmıyorsunuz. Ara öğün möğün de yok. 3 Öğün klasik beslenme.
Aslı, peki tatlı yememeyi nasıl başardın? Ben de çikolata ve tatlı yemeden duramıyorum. Çayı kahveyi şekersiz içiyorum, beyaz ekmek yemiyorum ama tatlı (çoğunlukla çikolata ve dondurma) yemeden duramıyorum. Bunu bırakabilmek için nasıl bir irade lazım? Bende yok galiba?
Enne ilk 1 hafta çok zor oluyor. Ondan sonra bünye alışıyor. Bu yeni iş yerim çok güzel. Çeşit çeşit meyve var. Ve artık yediğim meyveler diğer arkadaşlarıma ekşi gelirken bana bal gibi tatlı geliyor. Şeker ihtiyacımı meyvelerden karşılıyorum. Ayrıca cumartesi günleri dondurma ben de yiyiyorum. Cumartesi şımarma günüm. Ama şimdi düşünüyorum da sanki elimden alacaklarmış gibi koca bir paket çikolata, bisküviler ve diğer abur cuburlar. Kendimi neden çöp gibi kullanmışım diye üzülüyorum. Ne gerek var? Bu arada başka sırlarım da var tabii.
Doktorlar bunun koca bir balon olduğunu söylüyor, belki de psikolojik etki ama her sabah 1 bardak sirkeli su içiyorum. Şekeri dengeliyormuş ve tatlı isteğini azaltıyormuş. Psikolojik etki de olsa bende işe yarıyor.
Gün içinde bitki çayları içiyorum ve içine çubuk tarçınla karanfil atıyorum. Tarçın da şekeri dengeliyor.
Ayrıca 1 haftadır balık yağına başladık. Mehmet'te ben de içiyoruz. Hangi yaşta olursan ol Omega-3 alman gerekiyormuş. Fakat balık yağları okyanus dip balıklarından elde edildiğinden civa ve arsenik taşıma olasılığı varmış. Balık yağlarını alırken ağır metal taraması yapılmışlardan almak gerekiyormuş. Ben araştırdım. Carlson marka'nın bu taramaları yapılıyor. Yaman'a şurubunu aldık, biz de hapını aldık.
Her akşam düzenli olarak kefir içiyorum ve 19.00'dan sonra yemek yemiyorum.
Eğer dayanabilirsen, aslında o şeker yüklü, yağ basılmış tatlılara hiç ihtiyacımız yok.
Tatlının aslında sigara gibi bir bağımlılık olduğunu anladım.
Aslı, sen böyle yazınca çok kolay görünüyor. Kefir içmek hariç (yoğurt da yiyemiyorm, çiğ olmuyor. Ancak çorbada filan yerim) hepsini yapabilirim gibi geliyor. Meyveyi de çok seviyorum, bir deneyeceğim bakalım, başarmayı çok istiyorum.
Bol su da bunların yanında epey etkili...Vücuttaki toksini alıyor ve sürekli bir devir daim söz konusu sistemlerde
Enne evet isteyince oluyormuş.
Ezgi evet ben eveli beri günde en az 2 litre su içerim, yazın 2,5-3'ü buluyor.
CAnım benim ben de başlıgı gorunce sandım ki kadın felekten bir gun caldı :))))
Aslı Hanım merhaba. İnsülin direnci teşhisiyle diyetisyene gönderildim, ara öğünler dışında hemen hemen aynı perhizi uyguluyoruz, aklın yolu bir demek... Meyve harici şeker ve gereksiz karbonhidratı kesince 20 günde 3 kilograma yakın verdim ekstra spor vs. yapmadan. Şimdi spora da başlayacağım, 3 kilo daha vermem gerekiyormuş, alıştım nasılsa, nedir ki:) Sağlıklı günler!
Perihan
merhaba aslı hanım,uzun zamandır sitenizi takip ediyorum.hayata karşı duruşlarımız çogunlukla aynı özellikle özenle yaşama beslenme mevzuları...bugün bir ses vereyim dedim size.
özellikle bu taş devri diyetine bende kakışacağım ve sizi de örnek alacağım.yarın ilk günüm şekersiz beyaz unsuz bir hayatta.umarım irade gösterebilirim.
kendnizi çok yormayın ve hoşçakalın .
selam sizi sürekli okurum zaman zaman yorum bırakırım.Anneliğnizi ve yamanı çok severim.Bi çok hikayenizi gözlerimden yaşlar gelerek defalarca okumuşumdur, kısacası severim sizi:)
az evvel facebookta yamanın bir videosunu görünce çok şaşırdım, dedimya çok iyi takip ediyorum blogunuzu...bilmem haberiniz varmı, uyarayım dedim.Hani şuu şeker yiyor da sizde bugün onunla idare et diyosunuz ya.. idare edemem anne, idare edemem diye ağlıyor yaman , işte o!
bilginize...
Post a Comment