(Divya Beste Dolanay'ın Lotus Çiçekleri Kitabından)
Yaman için hafta biraz sıkıntılı başlamış olsa da, son iki günü çok güzel geçiyor. Edremit'ten halası geldi. Üstelik Yaman'a hediye olarak diktiği bir yoga matı getirmiş. Yaman'la 10 gündür Yoga yapıyoruz. YogaMini Projesi Web sitesindeki hareketlerle başladık. Yaz ayları dışında çocuğun bütün günü evle okul arasında, sürekli kapalı ortamlarda ve hareketsiz geçiyor. Sonra enerjisini atabilmek için, serseri mayın gibi, hoplayıp zıplamaya başlayınca da, höt diyoruz, bi uslu dur. Hiperaktif misin nesin? Spor yok, vakit yok, temiz hava yok, doğa gezisi yok. Çocuğa internetten kuş siteleri bulup, kuş resimleri gösterip, kuş sesleri dinletiyorum ayol. Neyse bu hazin, sinir bozucu, tüketen şehir yaşamı muhabbetlerine dalmayalım, sonra çıkamaz, boğulur, böyle kötü espriler yapmak zorunda kalırız. Sonuç olarak Yaman'ın oyun oynaması, enerjisini atması, rahatlaması, vücudunun farkına varması için en uygun yolun Yoga olduğunu düşündüm. Yoga'yı yaşamımıza yerleştirme kararı aldım. Geçen hafta İdeefixe'ten YogaMini Projesi'ni oluşturan Divya Beste Dolanay'ın Lotus Çiçekleri isimli Çocuk Yogası kitabını sipariş verdim. Bu hafta kitabımız da geldi. Yaman mest oldu. Çünkü içinde ki hikayeler ve duruşlar öyle oyunbaz, öyle neşeli, öyle ilgi çekici ki, çalışmalara, halasıyla babası bile katıldı. Sanırım bundan sonra sevdiklerime doğum günü hediyesi alırken hiç düşünmeyeceğim. Çünkü bu kitabın içinden fışkıran sevincin bir çocuğa verilebilecek en güzel hediye olduğunu düşünüyorum.


25 yorum:
hic unutmam 2003 de tokyodayken her gun istasyona yururdum bi 10-15 dakika..yolda istasyon onundeki pazar yerinin girisinde bir park vardi ... park dediysemde kadikoydeki eski guvercinli park gorunumunde bir yerdi.. cok guzel kus sesleri duyardim... ne guzel ya derdim bu sehrin ortasinda bile kuslar otuyor...
bir gun birden kus sesleri durdu ve yerine sunu duydum
"cik cik cik (kus sesleri)"
hos bi kadin sesi "bugun marketimizde su su urunlerde indirim vardir..."
"kus sesleri devam"
dikkat etmemisim ama etrafta tek bir kus bile yoktu ki zaten !!!
anonselarin insan ruhunu dinlendirdigi anlardan biriydi genede...
e Aslı illa çocuklara mı almalı, kendimize alıp, yapamaz mıyız? Nuran
aslında yaman'ı jimnasitiğe ya da yüzmeye götürseniz hafta sonları. Kuzenlerim çocuklarını yıllarca götürdüler bence çok keyifli bir aktivite. çok da pahalı olduğunu sanmıyorum.
Ben de yeğenime alayım. Küçük yaşta alışkanlık kazanmak çok önemli. Biz onun cezasını çekiyoruz.
Asli hanim, cocugunuzu biraz rahat biraksaniz daha iyi olmayacak mi, hic dusundunuz mu? Oylesine stres yuklenmis bir bicimde "mukemmel cocuk" yetistirmeye calisiyorsunuz ki, cocugunuz boyle giderse ileride herseyi yapmak isteyip hicbir sey yapamayan, pasif-agresif kisilikli, hastalikli bir bireye donusecek. O sizden farkli bir insan, onun bir kimligi var, sizin icin onem tasiyan ve "donanimli insan" kriterini olusturan seyler onun hayatinda ikincil oneme sahip, hatta hicbir siralamaya dahil edilmemis bile olabilir. Bence biraz nefes alip birakin cocuk cocuklugunu yasasin. Zaten zaman icinde kendi entelektuel donanimini kendi yetenek ve kapasitesine gore olusturup duzenlemek icin firsati olacak ve inanin cocugun kendini gelistirmek icin atacagi bireysel adimlar sizin ona acacaginiz yollardan cok daha onemlidir. Su asamada anne-baba olarak yapacaginiz tek iyi sey, ona sevgi ve guven vermektir. Kendinizde eksik buldugunuz ve farkinda olmadan bir gec-tatmin yasamaya calistiginiz yonleri onda tamamlamaya calismak cocugunuza cok buyuk zararlar verebilir ki yaptiginiz sey uzgunum ama tam anlamiyla bu.
Ona "Yaman" olmasi icin izin verin, "Asli'nin oglu" olarak buyumesin.
Sevgi ve mutluluklar dilerim...
yukarıda yorum yazan anonim şahsın klavyeye dokunan parmaklarına sağlık
Asli, bence de Yaman'i biraz kendi haline birakmalisin...
Benden bir oneri, onu bir takim sporuna kaydettirsen, yuzme klubu de olur, haftada bir iki saat duzenli olarak katilsa... severse devam eder, sevmezse baskasini denersiniz, sosyaligi artar, yeni arkadaslar edinir, enerjisini bosaltir, hem de ikinizin duzenli, kontrollu dunyasindan ayri bir ortamda tecrubeler edinir...
Adsız arkadaşlar merhaba, ben de sizin söylediklerinizin tam tersini düşünüyorum. Çocuğu o kurs senin, bu kurs benim sürükleyerek, zaten kısıtlı olan zamanımızı neredeyse sıfıra indirmek istemiyorum. Ben birlikte yapabileceğimiz eğlenceli şeylerin peşindeyim. Yoksa donanım bilmem ne hepsi hikaye. Sonuç olarak bu çocuk bilmem ne kolejine gitmeyecek, Kartal'ın bir mahalle okulunda okuyacak. Okul onu alacak maymuna çevirecek. Benim gücüm hiçbir şeye yetmeyecek. Sizse beni buraya yazdığım üç beş satırdan öyle iyi algılamışsınız ki, ciks takılan, özenti bir tip sanıyorsunuz. Ama bu sizin suçunuz değil. Demek ki anlatımım doğru değil. Didaktik ve bilmiş geliyor olmalı. Oysa bir bok bildiğim yok. Korkudan tir tir titreyen, ne yapacağını bilemeyen bir anneden başka bir şey değilim. Ne kadar rahat sizin için böyle yaparsan çocuğun hastalıklı olur demek. Çocuk ne zaman hastalıklı olur biliyor musunuz? Dayak yediğinde, hor görüldüğünde, itilip kakıldığında. Yoksa onunla yoga yapmışım, resim bakmışım, bilgisayarda oyun oynamışım. Bugüne kadar Yaman'ın istemeden yaptığı hiçbir şey olmadı. Ona zorla yaptırdığım, yüklediğim hiçbir şey yok. Mükemmel insan yetiştirmek gibi bir derdim de yok. Diğer insanları incitmeyen biri olsun benim için yeterli.
Sayın adsız nasıl bir birikimle böyle bir yorum bıraka bildiğinizi tahmin ediyorum. Ama sizi üzme hakkım olmadığı için kendime saklıyorum. Umarım çocuğunuz yoktur ve yorumlarınızın sebebi tecrübesizliktir. Ne de olsa tüm çocuklar bizim geleceğimizdir. Lütfen çocuklarıyla beraber eğlenceli vakit geçirmeye çalışan insanları eleştirirken kendimizi, yapıp yamadıklarımızı düşünelim. Çocukla geçirilen kaliteli zaman çok önemli. Bunu başaramayan ailelerin çocukları kısa sürede o boşluğu ne yazık ki kötü alışkanlıklarla doldurur. Eline sağlık Aslı. Hiç üzülme Yaman çok mutlu görünüyor. Çocuklarını mutlu edemeyenler düşünsün!!!
Laf söyleyen insanların medeni cesaretlerinden bile ne kadar iyi çocuk yetiştirebilecekleri belli zaten.Rahmetli anneannem eskiden bu tarz boş konuşan insanlar için "Laf söyledi balkabağı" derdi:)Haklıymış kadıncağız.Yazın tatil için sakin bir yer ararsanız Ordu'ya beklerim.Hem burda hakki kuş seside var:)
Asli hanim, ben ilk adsiz. Bir adim var elbette, Burcu, ama bu platformda birkac dostca tavsiye verirken ismin pek bir anlam ifade etmeyecegini dusunerek yazmamistim. Neyse... Oncelikle sunu soyleyeyim, alinmaniza ya da tedirgin olmaniza gerek yok, ben sizi yargilamadim, sadece –eger kabul ederseniz- onerilerde bulunmak istedim cunku cocuk psikolojisi benim uzmanlik alanim. Ikinci olarak sunu israrla vurgulamak istiyorum, yetiskinlerin muhtelif yaslarda karsilastiklari travmatik sorunlarin kokeninde sizin zannettiginiz gibi cocukluk donemlerinde sadece dayak yemis, hor gorulmus, kotu muameleye maruz kalmis olmalari yoktur. Keske sadece bu olsaydi ve bizler cocuklarimizi "hirpalanmis cocuk" sendromundan uzakta yetistirmeye ozen gostermekle onlari cocukluk travmalarindan sakinmis olsaydik. Bu kadar basit degil maalesef… Bizi ilgilendiren kismindan sozedecek olursam, biliyor musunuz, cocuklarina harika bir cocukluk yasatmayi, onlari mutlu, eksiksiz, donanimli yetistirmeyi (ki ilk yazimda donanimdan kastim X kolejinde okutmak gibi birsey degildi, siz de oyle dusunmeyin lutfen) takinti haline getirmis anne-babalar bilmeden yanlisin en buyugunu yapiyorlar. Dogal bir annelik icgudusu ile cocugunuzu suruden ayirmak istemenizi, onu daha yetkin bir birey haline getirmek icin ugras vermenizi anliyorum ve asla yargilamiyorum, sadece bunlarin gereksiz ve cogu zaman amacini kotu yonde asan cabalar oldugunu soylemek istiyorum. Cocugunuza istemedigi hicbir sey yaptirmamis olabilirsiniz, ama madalyonun obur yuzunden bakilacak olursa, belki de farkinda olmadan kendi istediginiz seylerin Yaman’in istedigi seylere donusmesine sebep olmus olabilirsiniz; ya da bir cok farkli alani kapsayan “birsey yapmali” cabasina girmekle kaotik bir ortam yaratarak cocugunuzun secim yapma ve kendi zevklerini kesfedip bunlari sabitleme hakkini elinden almis olabilirsiniz. Cocuklar 0-5 yas arasinda sandiginizdan cok daha dramatik bir sekilde ebeveynlerini mutlu etme telasindadirlar cunku onlari mutlu ve yaninda gormek cocugun icgudusel yasam garantisidir. Anne-babalarinin gozlerinde gordukleri minicik bir pirilti ile ya da ses tonlarindaki asla farkedilemez sanilan ufacik bir tiniyla bile neyin onlari mutlu neyin mutsuz ettigi konusunda karara varabilir ve tahmin edeceginiz gibi bir sure sonra bu belirtilerin isiginda tepkiler gelistirmeye baslayabilirler. Anne babalarin bu noktada bazi konularda asiri istekli olmalari (cocugum mutlu yetissin, kulturlu olsun, sanatci olsun, uslu olsun vs.), cocugun kendi ozbenligini, isteklerini bilincaltina bastirarak anneyi-babayi mutlu gorecek ve dolayisiyla korunakli dunyasini garantileyecek sekilde sahte zevkler, sahte sevincler, sahte tepkiler gelistirmesine yolacabilir. Tabii bu bastirilmisliklar akla gelmeyecek yontemlerle disa vurulana dek… Ilk yazimi yazmaktaki amacim size felaket tellalligi yapmak ya da yukarida savunmaya giristiginiz konularda size suclamalar yoneltmek degil, Yaman’in okuldaki dikkat cekme cabasinin (yani yaramazliklarinin) bir yardim cagrisi olabilecegini farketmemdi. Bu soylediklerimi anneliginize bir hakaret olarak almayin, tehdit olarak algilamayin, savunmaya gecmeyin ve sakince oturup soylediklerimi bir dusunun. Siz iyi bir annesiniz, icgudusel olarak cocugunuza en iyi yasami vermek istemenizi anliyorum ve size sadece oneriyorum: Onu kendini kesfetmesi ve sizin istediginiz degil kendi icindeki zevkleri yasamasi icin ozgur birakin, birakin o sizden birseyler istesin, ornegin hangi sanat dalina meyilli oldugunu o farkedip gelip size soylesin, kitap okumak isteyip istemedigine kendi karar versin, siz sadece kendi kitabinizi okursaniz ona en iyi mesaji zaten vermis olursunuz, korkmayin, hicbir seyden geri kalmayacak, zamani geldiginde kendisi icin iyi olani kendisi kesfedecek ve yapacak. Direkt degil dolayli yonlendirmeler icin cabalayin, “televizyon izleme” demek yerine siz televizyon izlemeyerek ona mesajinizi verin. Simdi sadece cocuk olmaya ihtiyaci var. Cocuklugunu basitce yasasin, cocukluk basitliktir, cabalamak zorunda olmamaktir, bosluktur, aldirmazliktir, hedefsizliktir, tembelliktir, kendini kesfetmek icin kendini seyre dalmaktir, bazen sadece annesinin memesine basini yaslayip hic olmaktir cocukluk… Buyudugunde onun hizina siz bile yetisemeyeceksiniz inanin.
Sevgilerimle…
Burcu Hanım, uzun uzun yazıp, açıklama yaptığınız için çok teşekkür ederim. Dün sizin gibi uzman bir hanımın görüşlerini içeren bir mail aldım. Orada da çocuğun evde ailesini memnun etmek için kendini baskıladığı durumlarda, enerjisini okulda boşalttığı yazılıydı. Bunu uzun uzun düşündüm elbette. Sizin yazdıklarınızı da uzun süre düşüneceğim. Kolej eğitimini takıntı haline getirmişliğim yok. Ancak devlet okullarına göre biraz daha nitelikli eğitim verip, çocuğun gelişimi ile ilgili yeni eğitim modellerine daha açık bir duruş sergilediklerini düşünüyorum. Blogumda daha önce yazdıklarımı okuduysanız, yetersizlik duygumun ve ne yapacağını bilmemenin verdiği çaresizlik hissimin farkına varmışsınızdır. Demişsiniz ki, sizin zevklerinize değil, kendi zevklerine sahip olsun. İyi de ne acıdır ki, benim hiçbir zevkim yok. Ot gibi, başı boş bir çocukluk geçirdim. Öyle bomboş büyüdüm. Bunun sancılarını çekiyorum. Deli gibi okuyorum. Okuduklarımın hepsinde, çocuğu resim yapmaya, müzik yapmaya, ona buna zorlama diyor. Sadece göster. Sanat zevki oluşması için sadece göster. Benim tek uğraşım bu. Elbette savunmaya geçerim. Çünkü mutsuz, hastalıklı bir çocuk yetiştirmekten ölesiye korkuyorum. Ben öyle büyüdüm çünkü. Tepkimi mazur görün. Sevgilerimle
Ben de '...bence de Yaman'i biraz kendi haline birakmalisin' diyen adsizim Asli. Vakitsiz bir zamanimda yazdim tam ifade edemedim belki, adimi yazmayi da gerekli gormedim, hala gormuyorum cunku kotu birsey soyleyip kacmadim.
Seni okuyan senin cocugun icin ne kadar dogru seyler yapmaya calistigini gorur mutlaka, sen iyi bir annesin ama bazen farkli bakis acilari kendimizi bir gozden gecirmemizi saglar, ise de yarar.
Ben Burcu gibi konunun uzmani degilim, sadece cok cocuklu bir anneyim, kendi gozlemlerimle sana yardimci olabilecek bir oneri getirmek istedim, yine tecrubelerimle soyleyebilirim ki Burcu'nun soylediklerine cok katiliyorum.
Cocuklar bizi kopyeliyor, sen ona istedigin sekilde model olursan o kendi secimleri ile senden gorduklerini ustalikla harman edip kendini olusturuyor zaten, ben onu bir yerlere yolla derken biraz ayrilik ikinize de iyi gelecektir demek istedim, belki senin de icinde Yaman olmayan ugraslara ihtiyacin olabilir, benim oluyor...
Ayrica kolejlerin devlet okullarindan iyi oldugu dusuncesine katilmiyorum, ogretmen ve aile ile ilgili birsey egitim, ogretim bence.
Seni uzduysem ozur dilerim, niyetim asla o degildi. Sevgiler.
'...bence de Yaman'i biraz kendi haline birakmalisin' diyen Adsiz, çok duygusal bir yorumlar silsilesi oldu. Ben biraz fazla tepkisel davrandım. İyi niyetli olduğunuzu biliyorum. Asıl ben özür dilerim. Sevgiler
Asli,
Fasulyeden olacak ama seni severek izledigimi biliyorsun. Ortalikta bir odul dolasiyor, bana geldi. Ben de sana verdim. Blogumda gorebilirsin.
Seni yazilarindan biliyorsam bir yerinle guluyor olabilirsin. Ama olsun, icimden geldi.
Sevgiler,
Asli Hanim, ben Burcu, tekrar merhaba,
“Yetersizlik duygum, caresizlik hissim” seklindeki tanimlamalariniz karsisinda kayitsiz kalamadim, cunku kendinize cok acimasiz davraniyorsunuz. Maalesef bunu yapan yalniz siz degilsiniz.
Son yillarda ozellikle calisan annelere verdigim en buyuk tavsiye, gorsel ve yazili medyada yer alan cocuk yetistirme ile ilgili yerli yersiz oneriler karsisinda cok secici davranmalari, ama bundan da once, sakin olmalari. Iletisim araclarinin artmasiyla beraber bilgiye ulasmak cok daha basit hale geldi fakat ne yazik ki bilginin dogruluk degeri ve kalitesi dustu, insanlar cok onemli konularda yanlis kaynaklardan beslenip gereksiz hezeyanlar icine suruklenir oldular bilmeden. Calisan kadin oraninin artmasiyla ciddi bicimde uzerine gidilen, cig gibi buyuyen ve ne yazik ki cogu zaman yanlis yonlendirmelerle seyreden bir “cocugu iyi sekilde yetistirme” konusu var ortalikta ve uzulerek soyluyorum ki bu konu genellikle ehil olmayan dillerde sakiz gibi uzatildikca, sizin gibi aslinda her seyiyle yeterli oldugu-olacagi halde surekli bir yetersizlik hissi ile yasayan- yasamak zorunda kalan bir ebeveyn nesli yaratildi. Surekli olur olmaz yerde sozu edilen “cocukla kaliteli zaman gecirmek” kavrami bile anne-babalari, ozellikle de calistigi icin sucluluk hisseden anneleri gizli gizli “acaba ben cocugumla kaliteli zaman gecirebiliyor muyum” sorgulamasina ve korkusuna surukledi; anne-babalar telas icinde kisitli olan zamani daha ‘kalitelilestirmek’ icin cozum yollari aramaya, bir digerinin ne yaptigini ogrenmeye calismaya, “kaliteli zaman” kavraminin tam olarak neyi icerdigini kendince yorumlamaya ugrasarak ama ne yazik ki hicbir zaman tam emin olmayarak korkunc sucluluk duygulari altinda ezilmeye basladilar. Bir kismi, anlamsiz ve zaman zaman zararli da olabilecek cabalara girdi. Oysa bunlara hic mi hic gerek yoktu. Cocugun anne ve babasiyla birlikte, sevgi ve guven ortaminda gecirdigi HER zaman kalitelidir. Onun 0-5 yas arasinda zeka gelisimi, erken kisilik ozellikleri olusturma ve birey olma surecinde en fazla gereksindigi seyler his dunyasindaki denge ve huzur ile sevildigini ve her ne sartta olursa olsun korunacagini bilmenin verdigi guven duygusudur. Bu dinamiklerin tumunun karsilanacagi tek kaynak ebeveynle kurulacak sevgi iletisimi olduguna gore, bangir bangir vurgulanan “kaliteli zaman” aslinda sicak bir bakisma, sarilma, opusme anindan cok da farkli bir sey degildir. Sizin cocugunuzu yetistirmek konusunda hissettiginiz yetersizlik duygusu size pompalanan “daha iyi anne olmak” mottosunun etkisi altinda kalmaniz sonucu gelistirdiginiz yersiz bir korku Asli Hanim. Doga ruh sagligi yerinde olan her kadini 9 ay suresince iyi ve yeterli bir anne olmak icin hazirliyor endise etmeyin. Hamilelik sureci bir hucreyi bebege cevirirken, bir kadini da anneye donusturuyor. Sonradan icine girilen sucluluklar ve yetersizliklerle dolu o karanlik dehlizin yapay bir korku ortami oldugunu cok kolay gorebilirsiniz birazcik caba ile. Zamaninizi cocugunuzla birlikte gulmeye, eglenmeye ayirarak, “ne yapmaliyiz”a degil “ne yapmak istiyoruz”a odaklanarak, empoze edileni, herkesin yaptigini, yapmak zorunda hissettiklerinizi ya da olmasi gerektigini dusunduklerinizi degil sadece caninizin istedigini yaparak gecirin. Cocugunuzun mizaci ve anneliginiz size rehberlik edecektir merak etmeyin, yeter ki anneliginizi yanlis empozelerden arindirmis olun.
“Yetersizlik duygum ve ne yapacagimi bilememenin verdigi caresizlik hissim” dediginiz duygu durumunuz kendinizi biraz once sozettigim dis etkilere cok acmis olmanizdan, gordugunuz, duydugunuz ve size dogru oldugu belletilen her seyi bir anda yapmak isteyip hicbirini tam tatmin olarak yapamamanizdan kaynaklaniyor. Disariya, soylenenlere, ogutlere kulaklarinizi en azindan bir sureligine tikayin. Biraz icinize, sadece Yaman’in, babasinin ve sizin oldugunuz dunyaya donun. Saf anne halinize donun. Orada mukemmel sezgilere sahip mukemmel bir annenin durdugunu goreceksiniz. Yaman’i yetistirirken kendi cocuklugunuzu sakin baz almayin. Siz basibos bir cocukluk gecirdiginizden, bombos buyudugunuzden yakiniyorsunuz, dusunun ki Ayse de hep gozonunde tutulup asiri ozen gosterilerek buyutuldugunden sozediyor ve icerik olarak sizinkinin tam tersi olan bir durumdan yakiniyor, o da bundan mutsuzluk duymus; her ikiniz de kendi yetistirilme tarzinizda yanlis bulduklarinizin tersini cocugunuza uygulamaya kalkarsaniz sadece rolleri degismis ve ayni yanlis bicimi farkli icerikler seklinde uygulamis olmaz misiniz? Belki de siz dogru yaptiginizi sanarak aslinda yeni bir mutsuz Ayse yaratirsiniz, Ayse de yeni bir mutsuz Asli… Her zaman olmayabilir, ama bir risktir ve goze alinamayacak kadar onemlidir. Bu durum son derece iyiniyetli olan bir cabanin amacini asmasi ile insani istenmeyen sonuclara goturebilmesi halidir. Oyleyse soyle dusunun: Cocuk yetistirirken baz alinacak genelgecer bir dogru tarzdan sozedemeyiz, bunun belli kaliplari yoktur, yapilmasi gereken her cocugu kendi kriterleri icinde degerlendirmek ve onun karakter yapisina, isteklerine, beceri ve yeteneklerine uygun bir tutum takinmaktir. Cocugun kendi zevklerini zaman icinde kendisinin olusturmasina izin verilmesi ve onlarin isiginda hareket edilmesi en dogru yaklasim olur.
Son olarak… Lutfen hastalikli ve mutsuz bir cocuk yetistirmekten korkmamak icin ciddi bir caba icine girin, cunku o korku , hastalikli ve mutsuz cocuklar yetistirmenin birinci nedenidir. Korkan insan yanlis yapmaya herkesten cok meyillidir. Suna emin olun ki doga sizi anne yaptiysa bir bildigi var. Siz farkinda olmasaniz da sizin anneliginizde bir sorun yok. Siz oncelikle Asli’yi kendine getirin. Onu bos hissediyorsaniz uzerine egilin, olmadigini sanip bence son derece yanildiginiz zevklerinizi kilitli mahzeninizden cikarin, basarili insan kriteriniz ne ise onu kendi uzerinizde gerceklestirmeye, tatmin olmus, ozbenlik saygisi olan bir insan yaratmaya cabalayin. Cocuklugunuz icin uzulmeye, hayiflanmaya, degistiremeyeceginiz seyleri animsayip ofkelenmeye son verin, o ofke sizi her seferinde daha geriye goturecek. Gecmisin artik hicbir hukmu olmayan kotu anlarinin, o rutubetli zamanlarin bu aninizi curutmesine izin vermeyin. Madem istedikleriniz olmadi… Peki siz kendi kendinizin cocugu olsaydiniz kendiniz icin ne yapardiniz? Olun ve yapin. Kendiniz icin hicbir kotu sozel ifade kullanmayin, yazmayin, gozleriniz ve kulaklarinizi kendinizi oldugunuzdan kotu algilamaya yonlendirmeyin. Kendinizi savunun, nazlandirin, yetistirin, kendinizi yeniden buyutun. Sizin huzurunuz ve doygunlugunuz oldugu gibi cocugunuza yansiyacak. O zaman boyle korkmayacaksiniz. En guzeli de, bir zamanlar korktugunuz seylerin sadece kendi yarattiginiz golge canavarlar olduklarini farkedip kendi kendinize guleceksiniz.
Elimde olmadan korkunc uzunlukta yazmisim inanin simdi farkettim, kusura bakmayin lutfen:) Yaziyi okuduktan sonra silebilirsiniz isterseniz.
Butun iyi dileklerim ve sevgimle…
Yorumları (küfür ve hakaret içermediği sürece) silme huyum yoktur. Kaldı ki yazdıklarınız çok kıymetli. Asla silinmemesi gereken cinsten. İlginiz ve ayırdığınız zaman için çok teşekkür ederim. Sevgiler
Aslıcım,
bir kitap sayfası var. www.patatessogan.com fiyatları bana iyi geldi. Aklıma gelmisken onu tavsiye edeyim dedim. Gerci ben hızlıca goz gezdirdim. Yine coucklar icin agırlıkta.
Bi de seyi soracam. Bir arkadasım diyor ki yoga kitaptan ziyade cd ile daha iyi yapılıyor. Hakkaten cok seneler evel ben de bir tane yoga kitabı almıstım, harketleri dogru yapıp yapamadıgımdan emin de olamadım, kaldı oyle.
Bu senin dedigin yoga kitabı Nehir'e okuyabilecegim (birlikte- yan yana uzanıp da) ayrıntılara da sahip mi? Ne bileyim iste birlik duygusuydu, evrendi, huzurdu , barıştı, onları cocukların anlayabilecegi sekilde anlatıyor mu?
Hayır dicen ki "ulen binnur altı ustu 10 ytl'lik kitap, ne o sanki ev alıyon..." ama d&r'daki siparis listem kabardıkca kabardı, hatta gozyasları icinde :) listeden habire kitap cıkarmaya calısıyom da, ekleme yaparken dogum sancısı cekiyorum (mazaretim budur)
:)))
Burcu Hanım'a
Yazdıklarınızı çok sevdim. KEske bir blogunuz olsa diye düşündüm...
ne guzel bir yorum paslasmasi olmus. kendi adima da cikardigim sonuclar oldu. tesekkur ederim...
Binnur, çocukların rahatça yapacağı hareketler. Kitap iki bölümlü, biri bizimkiler için. Yani 6 yaşa kadar. Diğeri biraz daha büyükler için. Bizimkilerin hareketleri de öyle yoga yapar gibi yapılmıyor. Oyun şeklinde, tren oluyorsunuz, araba oluyorsunuz, ata biniyorsunuz, kelebek oluyorsunuz, bir sürü hayvanı taklit ederek yapılıyor. O yüzden de çok eğleniyorlar. Zaten Divya Hanım, hareketleri doğru yapıp yapmaması o kadar önemli değil diyor.
Sibel Hanım çok güzel oldu ama ne fena şimdi bir uzmanın yazdıklarımı okuduğunu düşününce kasılıyorum. İnşallah Burcu Hanım sürekli takip etmiyordur. Sadece son yazılarımı görüp dayanamamıştır. Hayır yoksa bundan sonra yazı yazarken tüm doğallığımı yitireceğim. Acaba ne yazsam normal sayılırım, ölçülü olurum diye kasacağım. Çok fena çok.
YOk Aslıcım yok,
Sen sakın kasma kendini. Bana kalırsa icinden gelen neyse onu yap... Fakat kendini yıpratma kısmın varsa onu yapma. Yani seni bilmem ama ben bazen cocugumla yapmam gerekenler listesinden dolayı geriliyorum. UZerine eger geriliyorsam acaba ben iyi bir anne degil miyimdir diye kendime azap cektiriyorum. Burcu Hanım'ın yazısı beni o azaplar anlamında biraz rahatlattı. Benim işime geldi yani. Ama yok eger sen cocugunla tum bu etkinlikleri yaparken zorkanmıyorsan (ki bence sen seve seve yapıyorsun) o halde sorun yoktur.
Asli hanim, benim yoga kitabi ne kadar cok yoruma sebep olmus ve derin konulari acmis...
Ben derim ki, siz istediginiz yolu kullanarak (ister onunla yoga yapmak olsun, ister kumdan kale yapmak..:) oglunuzla anı yasayarak, o anda kafaniz ve ruhunuz baska yerde olmadan zaman gecirin, bu 10 daikika bile olsa. Cunku inanın bu ona yetecek, huzur verecek ve onu sakinlestirecektir. Onlarin onsezileri bizden daha fazla, sizin o anda kafanizin baska yerde oldugunu hemen anlayip hircinlasabiliyorlar bile bazen..Mesele gercekten ne kadar uzun sure vakit gecirdiginiz degil bence, onunla yasadiginiz her aninizin farkinda olmak. (Yoga, bu farkindalik konusunda devreye girebilir)Sadece icinizdeki sese kulak verin. Malesef buyudukce ic sesimizi dinlemeyi goz ardi ediyor ve önsezilerimiz de biraz korelebiliyor zaman zaman ama kendinize ve oglunuza guvenin...
Divya
Divya Hanım, ben böyle bir kitap yazdığınız için nasıl mutlu olduğumu anlatamam. Ben evde 1 ayı aşkın süredir kendi çapımda pilates yapıyordum. Yaman da benimle yapmayı çok istiyordu. Ancak benim yaptığım hareketler ona uygun değildi, sizin sitenize ve kitabınıza Yaman'ın egzersiz yapma arzusu nedeniyle ulaştım. İyi ki de ulaşmışım. Çok mutlu oluyor. Ama bazı akşamlar uyumamak için Yoga'yı kullanmaya başladı. Anne ne olur bir kez daha yapalım diye cıvıtıyor:)
Harika! Gercekten kendi istegiyle yoga yapıyor ve siz de onunla yoga yaparken zevk alıyorsanız kitap amacına ulaştı demektir.
Cok sevgiler,
Divya
Yorum Gönder